10 yıllık serüven: Opera Festivali

Gökhan KAYA

Türkiye’nin kültür sanat yaşamının desteklenmesi amacıyla 10 yıl önce başlatılan Uluslararası İstanbul Opera Festivali, pek çok ülkeden sanatseveri İstanbul’da buluşturuyor. Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde 2-14 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan festivalde Turandot ve Troya operaları, ilk yerli Türk oratoryosu Yunus Emre sanatseverlerle buluşuyor. Ayrıca festivale ilk kez iki gala konseriyle Bolşoy Tiyatrosu solistleri de katılacak.

TURANDOT (2-3 TEMMUZ)

Turandot, Giacomo Puccini tarafından bestelenmiş üç perdelik bu opera gösterisi 2-3 Temmuz’da Zorlu PSM’de sanatseverlerle buluşacak. Gösteri toplamda 3 perdeden oluşuyor. Konusunu anlatmak istiyorum; istirham ediyorum vaktiniz varsa izleyin, kaçırmayın.

İlk perde
Efsane çağlarında Pekin, göklerin oğlu İmparator Altoum tarafından yönetilmektedir. Kendisini kutsal ve Tanrı kızı olarak kabul ettiren Prenses Turandot, yıllar önce öldürülen ninesinin intikamını almak için kendisiyle evlenmek isteyen asilzade gençlere üç bilmece sormakta, yanıtları doğru olmazsa onların başlarını kestirmektedir. Bu gösterilere alışmış ve bundan adeta vahşi bir zevk duymaya başlamış olan halk, saray önünde toplanmıştır. Sorulanlara doğru yanıt veremeyen yakışıklı İran prensi, sabaha karşı idam edilecektir.

İkinci perde
Ping, Pang, Pong sarayda dertleşmekte ve iç dünyalarından söz etmektedirler. Bu kanlı olaylardan bıkıp usanmışlardır. İmparatorluk Sarayı uyanmaktadır. Duyulan boru sesleri, üç arkadaşı düş aleminden gerçeğe döndürür. Ünlü bilmece savaşının işkencesini izleyeceklerdir.

Üçüncü perde
Sarayın bahçesinde Prens Calaf gezinmektedir. Halk, Turandot’un emriyle uykusuz bir gece geçirir. Meçhul Prens’in adı mutlaka bulunmalıdır. Prens, Turandot’a olan aşkını anlatan şarkısına başlar. Ping, Pang, Pong halkın arasından prense yaklaşır. Onu kandırmaya çalışarak adını söylemesini isterler. Tüm önerileri geri çeviren Calaf, yalnızca Turandot’un aşkını istediğini söyler. Halk delikanlının bu inadına kızmıştır.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Zorlu PSM (@zorlu_psm)’in paylaştığı bir gönderi ()

TROYA (6-7 TEMMUZ)

2018 yılının sonbahar aylarında, Truva’nın UNESCO Kültür Mirası Listesi’ne girişinin 20. yılına özel olarak Devlet Opera ve Balesi tarafından Troya opera gösterisi, 6-7 Temmuz’da seyircilerle buluşuyor. Toplam 2 perde, 8 sahneden oluşuyor. Troya ayrıca bir yabancı besteci tarafından yazılan ilk Türkçe opera olma özelliğini taşıyor.
Operadaki ilk perdenin ilk sahnesi şöyle başlıyor: Sparta, Kral Menelaos’un sarayı. Bu hikaye bundan yüzyıllar öncesinde yaşanmış bir savaşın ve destansı bir aşkın dramıdır. Her şey Sparta’da gerçekleşen Thetis ve Peleus’un düğününde başlar…

YUNUS EMRE (10 TEMMUZ)

Devlet sanatçısı Ahmet Adnan Saygun’un 13. yüzyılda ünlü halk ozanı ve düşünürü Yunus Emre’nin yazdığı şiirlerden bazılarını kullanarak 1943 yılında tamamladığı oratoryo, Uğur Seyrek ve Işık Noyan’ın yeniden yorumuyla seyirci karşısına çıkacak.
Saygun’un, araştırmaları sonrasında Yunus Emre’nin dizelerinin üzerine bestelediği,
ilk yerli Türk oratoryosu, Uğur Seyrek’in koreografisiyle ilk kez dans eşliğinde sunulacak.

BOLŞOY TİYATROSU SOLİSTLERİ GALA KONSERİ (13-14 TEMMUZ)

Bolşoy Tiyatrosu solistlerinin yer alacağı, 13-14 Temmuz’da düzenlenecek Bolşoy Solistleri Gala Konseri’nde, zengin bir repertuvarla sanatseverlere müzik ziyafeti sunulacak. Uluslararası birçok ödülün sahibi soprano Anna Nechaeva, mezzosoprano Yulia Mazurova, tenor Fyodor Ataskevich ve bariton Pavel Yankovsky, sevilen ve bilinen ünlü operalardan arya ile düetler seslendirecek. Konserde seslendirilecek operalar arasında Turandot, Hoffman’ın Masalları, Sevil Berberi, Carmen, Maskeli Balo, La Forza del Destino, Samson ve Dalila, Manon Lescaut, Don Carlo, Don Giovanni ve La Traviata yer alıyor.