Aşırı yıldız Freddie Mercury

Arda AŞIK

“Gökyüzünde yanıyorum,
200 derece kadar sıcağım,
Bu yüzden Mr. Fahrenheit derler bana,
Geziyorum ışık hızında…”

Bu sözler, #Queen grubunun Don’t Stop Me Now şarkısından ve evet, Freddie’nin anlattığı adam kendisinden başkası değil! Öyle ya, onu yıldız yapan sadece 7.04 Hz’lik güçlü vokali, muazzam uyum içindeki grup arkadaşları ya da müziği değil. Onu gerçek bir yıldız yapan, oldukça zarif ruhu ve buna karşın bitmek bilmeyen enerjisi. Öyle bir enerji ki ışık hızına ulaştığını söylüyor, kendini Bay Fahrenheit olarak nitelendiriyor ve kimse bunu yadsımıyor. The Guardian’ın pop ve rock eleştirmeni Alexis Petridis’e göre Queen’in esas oğlanı, kasım başında vizyona giren #BohemianRhapsody filmindeki arı halinin aksine düşkün, aşırı ve gururlu bir adamdı. Eşcinselliği barizce açıklanmayan ancak cinsel yönünü müziğinde, sözlerinde ve şovlarında ortaya koyan bir yıldızdı. Zaten şarkının bir diğer kısmında şöyle diyor Bay Fahrenheit:
“Bu gece kendime güzel zamanlar çalacağım,
Canlı hissediyorum ve altını üstüne getirdiğim dünya, evet,
Ekstazinin etrafında yüzüyorum, Yani durdurmayın beni…”

‘2 SAATTE ANLATMAK ZOR’
Kasım başında vizyona giren Bohemian Rhapsody, Farrokh Bulsara’nın nasıl gerçek bir yıldız haline geldiğini, Queen grubunun olağandışı üyeleriyle stratosferik yükselişinden, liderinin yüzleşeceği hastalığını taze bir biçimde anlatmanın yolunu arıyor. Queen’in vokalist Mercury’nin biyografisi etrafında şekillenen hikayesini anlatan film için en düşündürücü yorumu başrolün bizzat kendisi yapıyor: “Birinin hayatını 2 saatte anlatmak zor. Bir ömrü anmanın doğası nedir? Ölümünden ya da AIDS olan sebebinden kaçmak olmadığı kesin. Bana kalırsa onu mücadelelerini, ne kadar komplike ve dönüşüme açık biri olduğunu yad etmezsek o silinemez insanın derin, canlı, parlak doğasını incitmiş oluruz.” Bu sözler Mr. Robot dizisinde hacker olarak tanıdığımız Rami Malek’e ait. Aslında 2010’da ortaya atılan bir Mercury filmi yapma fikrinden doğan Bohemian Rhapsody’de, #FreddieMercury’ye hayat vermesi için Sacha Baron Cohen ve Ben Whishaw düşünülüyor ancak rolü Rami Malek kapmış. Malek, tekli sürecini ‘kafaya silah dayanma anı’ şeklinde metafor ederken bunun bir uçuş mu yoksa savaş mı olduğunu düşündüğünü ve savaşmayı seçtiğini söylüyor. Öyle ya, 37 yaşındaki oyuncu “Hayatım boyunca tercih ettiğim en korkunç çabalar, en tatmin edici ve faydalı olanlar olmuştur” diyerek karakteri ve seçimi hakkında ipucu veriyor.
25 MİLYON
6.12 milyon kopyayla Greatest Hits, Birleşik Krallık’ta tüm zamanların en çok satılmış albümü. Aynı albüm ABD’de 8, dünyadaysa 25 milyon sattı.

MERCURY VE MALEK’İN RUHU
Çocukken evde Arapça konuştuklarını söyleyen Malek, etrafındaki çocuklardan farklı olduğunu söylüyor ve kaynağın kendisi mi yoksa insanlar mı olduğunu bilmediğini belirtiyor: “Evet bir fark vardı. Bu, genlerimde akan tarih ve geleneğe sahip olmanın ne kadar güzel ve güçlü bir şey olduğunu kabul edene kadar inkar ettiğin bir şey.” Mısır kökenli oyuncu, zamanında babasının seyahat acentasında çalıştığını ve insanları Batı’dan Mısır’a getirdiğini söylüyor: “Onlar üzerinden başka bir dünyanın varlığının farkına varmış ve büyülenmiş. Annem istemese de 1978’de Kahire’yi terk etmiş.” Hikaye az biraz Mercury’ninkine benziyor. Film de Zanzibari göçmeni Farrokh Bulsara yani Freddie’nin ailesini ve ırkçı 70’lerin kasabasını, rock‘n roll’un cazibesi için terk edişiyle başlıyor. Zaten #Malek de müzisyenle ruhsal bir bağlantısı olup olmadığı sorulduğunda “Bu garip, banal ya da aşırı duygusal gelebilir ama şu an bir ilişki var. Bu benim hayal gücümün ürünü de olabilir… Ama benim için güzel.” şeklinde cevap veriyor ve ekliyor: “Freddie’nin de söylediği gibi: Ben sadece benim Hayatım, ben sadece benim…”
87.3 MİLYON
Ultimate Queen sitesine göre, Queen, 87.3 milyon satışla dünya çapında 7 numara.

ELEŞTİRMEN GÖZÜNDEN
The Guardian’ın sinema yazarı Steve Rose, Malek’in dönüşümünün başlangıçta, yani yelesinden kurtulup, bıyığını uzatıp 1970’lere giriş yapana kadar rahatsız edici olduğunu, yapmacık aksanını çok abartı bulduğunu, yapay çenesiniyse The Simpsons’tan fırlamış bir karaktere benzettiğini söylüyor. Ayrıca parçaları seslendirdiği kısımlardaki sesin Malek’in kendisine de ait olmadığını ve bir karışım olduğunu, buna karşın konser sahnelerinde, özellikle efsanevi Live Aid Festivali’ndeki performansının canlandırmasına bir kimliğe bürünme başarısı gösterdiğini söylüyor. Ancak Steve Rose’a göre asıl olay Mercury’nin sahne dışı hayatını canlandırmak. Film, bir yandan Mercury’nin grubun diğer üyeleriyle dostluğunu anlatırken diğer yandan Lucy Boynton’ın canlandırdığı Mary Austin’le olan ilişkisini ele alıyor. Filme sevgili olarak başlıyorlar ve nişanlanıyorlar. Filmin en dokunaklı sahnesi ise eşcinsel olmasa bile biseksüel olduğunu bilen Mary’ye Freddie’nin “Hayatımda olmanı istiyorum.” demesinin üzerine “Neden?” yanıtını aldığı anda gerçekleşiyor.