Beatmucit Ceyhuni: Tavernacı sadece işini yapar, tornacılar da öyle

Çağatay Yılmaz

Bir gece mail kutuma acayip bir e-posta geldi. Başlığı da şöyle: “1983 Altın Tornavida Birincisi Beatmucit Ceyhuni geri döndü!” Böylesi bir başlığı görünce metnin tamamını okumadan edemedim. Şakalı ama gerçek bir tanıtım bülteniydi.

Hip-hop müziğe yaptığı beat’lerle giren Ceyhuni, Hollanda’da doğup büyüyen Türk bir müzisyen. Asimile olmamış, kültüründen kopmamış. Bunu taverna, 80’ler arabesk sound’larıyla rahatça anlayabiliyorsunuz. Bir albümünün adı şöyle: Taverna Etnik Hiphop Teknik. Albüm kapakları da Ümit Besen ve Müslüm Baba’dan devşirme, niyetini en başından belli ediyor.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

ceyhuni (@beatmucit)’in paylaştığı bir gönderi ()

Son parçası Bir Gülüşü Var, rap, arabesk ve caz tınılarını içeriyor. Arabesk rap’in karanlık tarafına müziğiyle farklı bir aroma katıyor. Sözlerine gelecek olursanız, şarkı esasen aşk şarkısı ancak aralarda “Ama gençler mal gibi bakmayın her çerçeve gözlükle” diye sözleriyle de ayar vermeli. Pek konuşkan biri değil, kısa ve net yanıtlar vermeyi seviyor. Umarız yakın zamanda canlı sahnesini de izleme imkanı buluruz. İşte Altın Tornavidalı Beatmucit’le röportajımız.

❏ Basına gelen “Altın Tornavida Birincisi Beatmucit Ceyhuni” başlıklı bültenin hikayesi nedir?

Herkes birilerinden ödül alıyor. Danışıklı motive ediliş şekline hiç inanmam. Biz de kapağa son anda öyle bir not düştük. Altın tornavida oradan geliyor.

Bir Gülüşü Var parçası ne kadar sürede ve nasıl bir ruh haliyle yazıldı? Bu parça bir albümün habercisi mi?

Yine öncekilerde olduğu gibi altyapıyı yaptım. O süreçte bana bir şeyler hissettiren şeyleri mırıldandım ve not aldım. Altyapı bitince de yazdıklarımı üzerine okudum.

❏ Bir klip çekilecek mi? Ya da kolajlardan bir klip…

Evet bir klip gelebilir.

❏ Müzik üretimi yaparken hangi enstrüman ve bilgisayar programlarınızı kullanıyorsunuz?

Cubase ve canlı enstrümanlar kullanıyorum. Bunların yanı sıra synthesizer ve org da kullanıyorum.

❏ Şarkıda caz tınıları da var. Acayip sevdik. Bu tür sound’ları sizden daha sık duyacak mıyız?

Sadece son single’da değil albümlerimde de caz tınıları var. Caz müziğini seviyorum. Bu esintiler bundan sonra da olacak.

❏ Albüm kapak fotoğraflarınızın hikayesi nedir? Kimin eseri?

Kapakları kendi mizah anlayışımıza göre seçiyoruz. Ama özel bir hikayesi yok. O ruh haline uygun, şarkılara gönderme yapan bir şeyler çıkıyor ortaya muhakkak. Böylesini çok seviyorum.

❏ Çok kültürlü hayattan gelmenin etkileri müziğinizi nasıl etkiliyor?

Benimsediğim dünya tınılarını kendi şarkılarıma daha kolay yansıtabiliyorumdur. Yani, bu anlamda etkiliyordur.

❏ Göçmenlerin birbirini kolladığı ve burada kurulan dostluklardan ortaya müzik adına sıkı işler çıktığını biliyoruz. Sizde de bu tür etkileşimler ve üretimler oluyor mu?

Güzel soru. Elbette bir kenetlenme durumu var. Ama şu an çevremde müzikle ilgilenen yok. Müzik sadece araç, amaç değil. Bu benim aracım. Farklı ırklardan birbirini her konuda destekleyen bir çevre belki buradaki en büyük artımız.

❏ Sabah röportajınızda “Tavernanın gerçekliğine, naifliğine selam çaktım” diyorsunuz. Kimi için taverna alay konusu olan bir alt kültür. Sizin için tavernanın naif ve gerçek tarafı nedir?

Alay konusu derken, biz mizahımızı esirgemiyoruz ki zaten. Tekrar söylüyorum; ben taverna demeseydim, kimsecikler de demezdi. Tavernacı sadece işini yapar. Tornacılar da öyle…

❏ Sahne performanslarınız olacak mı Türkiye’de? Bir konser takviminiz varsa bizimle paylaşır mısınız?

Konserlerle alakalı olarak hep ilgi oldu. İlerleyen zamanlarda Türkiye’de konserlerim olacak, teklifler var, konuşuyoruz ama henüz tarih konusunda net bir durum yok.

❏ Bir Gülüşü Var parçası kısa sürede en çok dinlenen ve sevilen parçalarınızdan oldu. Diğer şarkılarınızla farkı nedir? Bu şarkıyı popüler yapan ne oldu sizce?

Bir Gülüşü Var uzun zaman sonra paylaştığım ilk şarkıydı, belki insanlarda bir özlem vardı o nedenle sahiplendiler. Hepsine çok teşekkür ederim. Bundan sonra yeni şarkılarla daha sık görüşeceğiz.

❏ Eklemek istedikleriniz…

Telafisi mümkün olan şeylere toleransımız olsun.