Berlin’de ne istersen olabilirsin

seyahat berlin

Şenay Akkurt'la Hayat Bana Güzel

Pek çok müzisyene ilham kaynağı olan ve hatta ev sahipliği yapan Almanya’nın gözde şehri Berlin, son yıllarda ilgi odağı oldu. Avrupa’nın kültür sanat başkenti olarak konumlanmış Berlin’de keşfedilecek ve yapılacaklar listesi oldukça kabarık. Müzisyen David Bowie, “Berlin’de insan kendini ya kaybeder ya bulur” demiş ya hani… Ben de ilki Hayat Bana Güzel, Berlin gezisi olmak üzere 2 kez gittiğim şehrin sokaklarına ve hayatına karışarak Bowie’nin ne dediğini anlamaya çalıştım. Gelelim Berlin’den bana kalanlara. Yerim izin verdikçe, karizmatik Berlin’de görülebilecekleri kısa kısa yazacağım. Berlin UNESCO’nun İlham Veren Yaratıcı Şehirler listesinde. 150 kadar müzesi ve çok sayıda sanat galerisiyle tam bir kültür-sanat şehri. Aynı zamanda gece hayatı ve eğlence arayanlar için seçenek bol. Yani Berlin’in bana hissettirdiğini özetlersek, bu şehirde ne ararsan bulabilir, ne olmak istersen olabilirsin.

 

ULAŞIM

Berlin büyük bir şehir ve mesafeler de epey uzak. Yine de “Yürüyüp keşfederim” diyebilirsiniz. Zamanınız kısıtlı ve canının kıymetini bilenlere toplu taşıma gerekecektir. Şehir içinde U Bahn, şehir dışı tren S Bahn olarak söyleniyor. En yaygın ulaşım aracı tren. Elbette otobüs ve taksi seçenekleri de var. Taksicilerin çoğu da Türk. Bu arada otobüslerin içinde bilet alabiliyorsunuz, genelde dakikler aman dikkat. Metroda şehir hatlara bölünmüş. Gezi noktaları A ve B hattında toplanmış. Günlük bileti 7 Euro’ya satın aldım. Metro kullanımında aldığınız bileti, istasyon girişlerinde damgalatmanız gerekiyor ki bilet kontrolünde ceza yemeyin.

MEKAN ÖNERİSİ

Tomasa Villa Kreuzberg: Kahvaltı, öğle yemeği ya da akşam keyfi için ideal. Üstelik bir bahçesi de var. What do you fancy love?: 08.00-18.00 saatlerinde kahve, çay, kahvaltı, öğlen yemeği veya atıştırmalık için tercih edilebilir.

Roamers-Basterd-Benedict: Bu üç ayrı mekan kahvaltı için çok uygun. Yumurtalı yemekleriyle de meşhur.

Augustiner am Gendarmenmarkt: Alman birahanesi. Bira, sosis, patates, şinitzel sevenlere göre.

Klunkerkranich: Gün batımında şehre tepeden bakmak, terasta müzik dinlerken, bir şeyler içmek ve atıştırmak için. Bohem ve genç kitlesi olan bir mekan.

 

MUTLAKA GÖRÜN!

Bikini Berlin

Berlin Hayvanat Bahçesi’yle komşu olan bu binada sergiler, tasarım ürünler ve konsept dükkanlarla keyifli zaman geçirebilirsiniz. Son yıllarda sayısı giderek artan konsept dükkan furyasının alışveriş merkezi mantığında bir arada konumlanmasıyla keyifle vakit geçirebildiğim bir yer oldu. Burası Kurfürstendamm’da Batı Berlin’in en hareketli bölgesi.

Potsdamer Platz

Şehrin büyük meydanlarından, hareketli bir nokta. Roger Waters, Berlin Duvarı yıkıldıktan sonra bu meydanda büyük bir konser vermiş. Bu konserde kendisine dönemin pek çok ünlü müzisyeni eşlik etmiş. 200 bin kişilik dev konser çok ses getirmiş. Meydanda Berlin Duvarı’ndan olduğu söylenen duvar kalıntıları da görülebiliyor. Bu meydanın etrafındaki Ampelmann hediyelik dükkanlarından simgesel bir hediye alabilirsiniz. Meydanın yakınlarında ünlü Hansa Stüdyosu var. Birçok ünlü ismin albüm kayıtları için kullandığı bu tarihi stüdyoyu görmek isteyenler musictours-berlin.com adresinden stüdyoyu gezmek için bilet alabilir.

Alexanderplatz Meydanı

Turistik ve kalabalık bir meydan. Dünya Saati ve Dostluk Çeşmesi meydanın dikkat çeken iki önemli yapısı.

Mitte ve Gendarmenmarkt

Mitte, Berlin’de benim keyif aldığım bölgelerden biri. Kafe, restoran, tasarım dükkanları, birahaneler, konser salonuyla renkli ve keyifli. Mitte’deki ünlü meydan Gendarmenmarkt… 1700’lerde gelen Fransızların yaptığı bir katedral. Bir yanda karşısında ikizi gibi Almanların yaptığı İkinci bir katedral ve ortalarında klasik müzik konser salonu konumlanmış. Yazın bu meydanda oturma düzeniyle zaman zaman açık havada klasik müzik konserleri düzenleniyor. Belki birini yakalarsınız. Friedrichshain, Neukölln semtlerini de yükselen alternatifler olarak önerilerim.

Bergama Müzesi

Berlin’in en ünlü müzesi. Anadolu’dan gelmiş eserler ile dolu. Kaçırma değil, Osmanlı İmparatorluğu zamanında çıkışına izin verilmiş eserler bunlar. Abdülhamid döneminde kazılardan çıkanın üçte birini yasal hakları olarak alabilen Almanlar, kalan üçte ikisini de çok komik paralara satın almış. Zeus Tapınağı, Bergama’dan getirilmiş, yanı sıra Babil’in ünlü İştar Kapısı gibi çok önemli kültürel mirasların bölümleri bu müzede görülebiliyor. Brandenburg Kapısı: 17’nci yüzyılda şehrin giriş kapısı ve saraya giden yolun başlangıcıymış. Şans eseri II. Dünya Savaşı’ndan ayakta bir tek bu kapı kalmış, şimdilerde saray yok. Kapının önündeki meydan Fransız Meydanı. Fransız Devrimi’nin Almanya’daki devamı gibi. Kapı üzerinde Mahşerin 4 Atlısı olarak bilinen heykel var.

Parlamento Binası

Gezilip görülebilen Parlamento Binası’nın cam tavanından içerisi izlenebiliyor. Bunun sebebi milletvekillerinin şeffaflığı, görülebilir olmaları gerektiği mantığı güdülmüş. Aynı zamanda bina çevreci tasarlanmış.

Soykırım Anıtı

Katledilen Avrupalı Yahudiler’e adanan anıtın mimarı Peter Eisenman. Oldukça büyük bir alanda, labirent şeklinde, farklı boyutlarda siyah bloklardan oluşan inanılmaz etkileyici bir anıt. Anıtın içinde gezebiliyor ve katledilmiş binlerce insanın cesedinin üst üste yığılması sonucu oluşan blokların yaratacağı sıkıntı ve kasveti hissediyorsunuz.

East Side Gallery

Berlin Duvarı’ndan kalan bu son parça görülmeden Berlin gezisi yapılamaz. Berlin Duvarı’nın 1989’da yıkılmasından sonra kalan 1316 metrelik parçası üzerinde savaş karşıtlığı, barış ve özgürlüğe dikkat çeken duvar resimleriyile en ilgi çeken yerlerin başında geliyor.

Berlin Filarmoni Binası

Bina, 1960’ta yapılmış ve duvar örülüp şehir ikiye bölününce bina batı tarafında kalmış. Tasarımı gemi pruvasına benziyor. Binanın hemen arkasında meraklısının ilgisini çekecek Müzik Enstrümanları Müzesi var. Bu müzede batı müziği enstrümanları ağırlıklı olarak yer alıyor. Yüzlerce yıllık enstrümanlarla müze zamanda yolculuk yapmak gibi bir deneyim sunuyor.

Berlin Katedrali

Berlin’deki Protestan kilisenin başı olan bu bina, en çok turist çeken noktalardan biri. Nehir kıyısında ve önündeki çimlerde zaman geçirmek, sokak müzisyenlerini dinlemek için iyi bir nokta. Yıllar içinde eklenen bölümlerle eklektik bir bina oluşturulmuş. Bina zaman zaman konserlere ev sahipliği yapıyor.

Checkpoint Charlie

Berlin Duvarı ile şehir ikiye ayrılmışken geçiş noktalarından biriymiş. Batı tarafında ABD askerlerinin, doğu tarafında ise Sovyet askerlerinin nöbet tuttuğu dönemden kalma ikonik noktalardan biri. Bugün simgesel olarak yaşatılıyor ve genelde kızlar askerlerin kucağında fotoğraf çektiriyor. Civarında da pek çok hediyelik eşya dükkanında duvar kalıntısı olduğu iddiasıyla boyalı ya da ham beton parçaları satılıyor.

Spree Nehri

Berlin’in ortasındaki nehir, kıyısında şezlonglara uzanıp keyifle vakit geçirilebilir. Kıyıda yer alan mekanlardan istediğinizi seçin ya da nehir boyunca tekne gezisi yapıp şehri bir de bu açıdan gezip görün. Teknelerde yemekli seçenekler de var. Tekne turu ile Berlin’i nehir boyunca görmek ve keyif yapmak isteyenler, kişi başı 12 Euro’ya gezebilirsiniz.