Bir mantık evliliği: Müzik kalp film

Film yapımcıları için müzik yıldızları şu sıralar bir cazibe merkezi. David Bowie, Keith Moon ve Bohemian Rhapsody‘yle fitillenen biyografik film ateşi…

Bu yılki Sundance Film Festivali’nin başarı hikayelerinden biri Gurinder Chadha’nın Blinded By the Light filmi. Gazeteci Sarfraz Manzoor’un Bruce Springsteen’in müziğiyle yaşadığı ergenlik uyanışından bahsettiği otobiyografi kitabı Greetings from Bury Park‘tan uyarlandı.

Mesele Springsteen’in, kendisinin ve 16 parçasının filmde kullanılmasına izin vermesiydi. Manzoor bunun çok basit olduğunu söylüyor “Bruce kitabımı sevdi, Gurinder’a güvendi.” Peki iznin altında yatan motivasyonun kaynağı bu denli iyi bir kalp mi?

Yapımcılar için sanatçılardan faydalanmak yani müziklerini, hikayelerini kullanmak için izin almak zordu. Ancak inanılmaz bir başarıya imza atan Bohemian Rhapsody ve eli kulağında olan Elton John filmi Rocketman’den sonra iş değişmiş gözüküyor. Sanatçılar film işinin kültürel sahalara geri dönmek ve geleneksel para kazanma yollarının yerini doldurmak için bir yol olduğunu anladılar. Johnny Flynn’ın hayat vereceği Stardust, David Bowie merhum
olmasına rağmen dört gözle bekleniyor. Mötley Crüe aktif olmamasına rağmen Netflix’te yer alacak The Dirt için müziklerini verdi hatta 4 de şarkı yazdı. Céline Dion’un The Power of Love‘ı yolda.

İLİŞKİNİN SIRRI KAZAN-KAZAN

Filmler müziği pazarlıyor, müzik ise sinema için malzeme oluyor. Yani kazan-kazan durumu var! Bohemian Rhapsody, Queen’in kitlesinin ardındakilere şarkıları tanıtmak için bir vitrin oldu. Streaming çağında sanatçılar biyografi filmleri ve müzikal gibi araçlarla ipleri tekrar eline alıyor. Filmin yaratıcı danışmanları Brian May ve John Taylor ürettikleri üzerinde sıkı bir kontrole sahip, Freddie Mercury’nin kişisel hayatına kadar uzanan zeki iş insanları oldular.

Sosyal medya, spekülasyon ve sahte haber çağında bu görsel araçlar sanatçılara hikayelerini anlatma, mazilerinin ticari versiyonunu sunma ve kendi gerçeklerini anlatma imkanı sağlıyor. Bu, halkla ilişkilerde standart bir çizgi. Bir markayı ya da ürünü pazarlarken kendi gerçekliğinize uygun şeyler seçersiniz. Pop müziğin şafağının da merkeziydi bu.

Elvis Presley ya da Cliff Richard filmleri hayranlarına, kendilerini görebilecekleri yeni bir yer yaratmış ve idealize bir ‘public image’ sunmuştu. Richard’ın Summer Holiday’de yarattığı kişi on yıllarca sürdü.

Gesamtkunswerk

Senarist ve yayıncı Matthew Sweet, Pink Floyd’un The Wall filmini gesamtkunstwerk
olarak tanımladı. Bu, Richard Wagner’ın ortaya attığı, birden fazla sanat disiplininin bir arada olduğu çalışmaları tanımlayan kavram. Tabii anlık biyografi filmi çağında kendilerini ya da merhumların tanıdıklarının sanatçıyı istedikleri gibi yansıtmayacak filmlere müzik vermek istemeyenleri de var.

2014’te Hendrix’in filmi Jimi: All Is By My Side‘da müziklerinin kullanılmasına izin verilmedi.
Döneminin diğer sanatçılarından faydalanıldı. Todd Haynes’in 1998’de çektiği Velvet Goldmine‘da David Bowie müziklerinin kullanılmasını reddetti.Bowie, müziklerini 2015’teki Lazarus müzikalinde kullanmak istiyordu.

İyisiyle kötüsüyle bir şekilde geçti sanatçılar bu film sınavlarını. Ancak bir isim hariç: Michael Jackson. Yüksek doz uyuşturucudan ölmedi kendisi ama hakkındaki suçlamaların açığa çıkarıldığı Leaving Neverland‘le ölüyor. Belgeselin adı gibi, sevdiğimiz sesleri hayalimizdeki imajlara uydururduk ya hep. Artık o neverland yani düşler
ülkesinden ayrılıyoruz.