Blues Hareketi


Blues
müziği, duyguları ifade etmenin ve yaşanan zor durumlarla ilgili hikayeleri paylaşmanın bir yolu olarak yaratıldı. Hatta bir çeşit grup terapisiydi, günlük yaşamın acısını bastırmanın bir yolu. Bu sebeple olacak, Türkiye’de blues ve arabesk müziği kıyaslayan bir sürü akademik çalışma var.

Bu çalışmalar bir yana dursun, bugün hâlâ B.B.King, John Lee Hooker ve Muddy Waters’ın kayıtları her yerde duyulmaya devam ediyor. Spotify‘da onlarca blues listesi, listelerin de yüz binlerce takipçisi var. Ancak Türkiye’deki gibi olmasa da bugün blues tüm dünyada ana akım olmadığından kendine sahnelerde az yer buluyor. Blues sanatçıları butik stüdyolarda kayıt yapıyor, kısıtlı bütçelerle yol almak zorunda kalıyor. Türkiye’de blues ve caz türüyse karışmış durumda… Bunda caz dışında türlere yer veren festivallerin de etkisi olabilir. Geçen yıl müzisyen Ediz Hafızoğlu‘na bir röportajım sırasında blues türünün neden eskisi kadar görülmediğini söylediğimde hiç düşünmeden, “Karşılığı bulunmadığından ve belki de kendini geliştiremediğinden” demişti.

Blues türünü sevenler steam’ler olmasa ne yapacak? Sonunda benzer düşüncelere sahip müzisyenler tarafından blues kültürünün desteklenmesi ve tanıtılması amacıyla geçen yıl yaz aylarında Türkiye Blues Derneği kuruldu. Derneğin başkanlığını Göksenin Tuncalı, başkan yardımcılığını ise Dinçer Tuğmaner üstleniyor. Platform kurulduğu ilk günden bu yana çalışmalarına son sürat devam ediyor; atölye, eğitim çalışması, seminer, yayın, festival ve konserler gerçekleştiriyor. Amaçları hem yerel hem de uluslararası platformlarda blues üzerine projeleri hayata geçirmek. Derneğin yuvası Kadıköy Ağaç Ev, çoğu etkinlikleri orada gerçekleşiyor ancak gittikçe başka mekanlarda kendilerine yer bulacaklardır. Üye olmak isteyenleriniz varsa derneğin internet sitesinde tüm detaylar yer alıyor.

‘Fikir ve iletişim desteği’

Dernek yaptığı toplu açıklamada amaçlarını şöyle kısaca anlatıyor: “Müzisyenler ile müzikseverlerin birlikte örgütlenmesini ve etkileşmesini sağlayarak, blues müzikle ilgili projelere fon, fikir ve iletişim desteği vererek, müzisyen jenerasyonları arasında köprü oluşturarak, kadınların blues müzikteki yerini güçlendirmeye yönelik çalışmalarda bulunarak hem ülkemiz müziğine hem de dünya müziğine anlamlı katkılar yapacağımız düşüncesi ve heyecanı içindeyiz.”

Blues genlerimizde var

Blues türü ülkemizde sevilmiyor ya da karşılığını bulamıyor mu, bunun cevabı nedir bilemiyoruz ancak dev bir kitleye ulaşan başarılı bir organizasyon örneğimiz var.

Blues türünün pek yaygın olmadığı zamanlarda; 1990 yılının sonunda Efes Pilsen Blues Festival İstanbul’da gerçekleştirildi. İnanılmaz bir karşılık buldu, hatta zamanla Türkiye’ye yayıldı. Usta blues müzisyenleriyle Trabzon’dan Diyarbakır’a uzanan turneler yapıldı.

Efes Pilsen Blues Festival Hits 90-95 albümü

25 şehir ve Rusya, Romanya, Ukrayna, Kazakistan ve Sırbistan’ı kapsayan iki aylık turneye dönüştü. İstanbul ve Moskova’da 3 gecede 10 bin kişi izledi. Pozitif ekibi bu eşsiz projesiyle 2010’da Amerika’da The Blues Foundation’dan Keeping the Blues Alive ödülüne layık görüldü.

Hatırlayanlar vardır. Eski gazete arşivlerine bakıp bizler de hafızamızı tazeledik. Cedric Burnside Kayseri’de saz satan dükkana girip birkaç sazı deniyor. İstanbul konserinde de sahneye sazla çıkıyor. Ödüllü armonika üstadı Billy Branch turne otobüsünde tavla oynuyor; Trabzon’da horon tepkiyor. Festivalde Billy Branch ve The Sons of Blues grubu sahnede Barış Manço’dan Lambaya Püf De şarkısını seslendirdi. Hatırlayanlarınız var mı bilmiyorum, 2008’de festivalde sahne alan John Lee Hooker Jr., Watermelon Slim ve Sharrie Williams sahnede Obama’nın başkan seçilişini kutlamış, blues parçalara ve onların coşkusuna herkes eşlik etmişti. Blues ve Türkiye’nin belli ki genleri uyuşuyor!

Zorlu PSM içinde yer alan Velvet’te gibi donanımlı mekanlarda bol blues konserleri gerçekleşmesi, kimi zaman cazdan daha çok alternatif ve rock müziğin yer aldığı caz festivallerinde blues türünün payının artması dileğiyle. Derneğin çalışmalarını destekliyor ve heyecanla takip ediyoruz.

Atölyeler ve danslar

Düzenledikleri atölyeler müzisyenler ve müzikseverler için niteliğinde. İşte bazıları: Eray Arbak ile klasik Fender Stratocaster, Gibson Es 335 ve Gibson Les Paul üzerinden Blues Müzikte Gitar ve Ekipman Kullanımı, Dinçer Tuğmaner ve Burak Ocakçı ile Yeni Başlayanlar için Blues Mızıkası, Blues Dans Atölyesi, Onurcan Çağatay, Ali Ulusoy ve Deniz Felder ile Blues’da Üflemeliler (Trompet, Trombon, Saksafon), Soner Doğanca ile Blues’da Davul Yaklaşımları Atölyesi, Mojo Town ile Canlı Canlı Kısa Blues Tarihi…34 – Blues müziğin acid blues, african, delta, jump, soul gibi 34 türü var.24 – Bu yıl 9’uncusu 23 Ocak’ta Dorock XL Beşiktaş’ta gerçekleşecek Blues Gitaristleri Gecesi’nde 24 usta müzisyen sahneye çıkacak. Bu konser kaçmaz!

530.444 – Spotify’ın Blues Origins adındaki listesinin üye sayısı.

10.000 – Efes Pilsen Blues Festivali’nin 3 günlük İstanbul ve Moskova turnesinde ulaştığı izleyici sayısı.