İyi ki doğdun Cem Karaca!

Ece ULUSUM
eulusum@hayhuy.co

Bu dünyaya çalışmak ve üretmek için gelen isimlerden Cem Karaca. Hiç durmadı. Kıymeti geç bilinen isimlerden olmadı, ne mutlu ki yaşarken kıymeti bilindi. Hikayeyi en başa saralım…

Sesini keşfeden annesi Toto Karaca oldu. Ancak babası annesi kadar istekli değildi. Annesinin desteğiyle çıktığı müzikal yolculuğunda aradığı desteği İlham Gencer‘den buldu ve 1963’te ilk grubu Dinamikler’i kurdu. Ardından Cem Karaca ve Jaguarlar’ı kurdu. Bu süreçte Anadolu kültürünü yakından takip etmeye başladı, onu çok etkileyecek ozan Âşık Mahzuni Şerif‘le tanıştı. Bundan sonraki dönem Karaca için epey hareketli geçti keza kendisine gelmiş geçmiş en hızlı grup kurucu desek yeridir.

1967’de gitarist Mehmet Soyarslan’ın kurduğu Apaşlar grubuyla Almanya’da gidip Ferdy Klein Orkestrası ile 45’likler kaydetti. Resimdeki Gözyaşları hit parçasyla dikkat çekti. Tam bu grupla yola devam edileceği düşünülürken Karaca ile Soyarslan fikir ayrılığına düştü. Grup, Bu Son Olsun/Felek Beni plağından sonra dağıldı.

Kardaşlar ile yoluna devam ederken müzik dünyasında eşi benzeri görülmemiş bir değiş tokuş meydana geldi. Karaca, Kardaşlar’dan ayrılıp Anadolu rock müziğin güçlü sesi Moğollar’la birleşirken Kardaşlar da Moğollar’la anlaşamayan Ersen Dinleten’i gruplarına dahil etti.

Grubun asıl başarısı 1974’te Namus Belası şarkısıyla oldu. Şarkının öyküsü Hey Dergisi‘nde çizgi roman olarak yayınlandı. Ancak bu plak sonrası Cahit Berkay çalışmalarına Fransa’da devam etmeye karar verince Cem Karaca ve Moğollar yollarını ayırdı.

Bu süreçte Karaca, siyasi görüşlerini dile getirmekten çekinmedi. Böylece zor süreçler başladı. Türkiye turneleri sırasında o ve grup arkadaşları çok kez saldırıya uğradı. Bu saldırılar son grubu Dervişan’ın dağılmasına neden oldu.

Karaca yılmadı, çok çalıştı. 1978’de Edirdahan ile kaydettiği ilk ve son teklisi Safinaz‘ı yayınladı. Bu plak Türkiye’deki 18 dakikalık ilk rock opera albümüydü. Ayrıca 1979’da Londra Rainbow Arena’da konser verme başarısını gösterdi.

Bu süreçte grup değişikliklerinden yoruldu, 1979’da kariyerine solo devam etti. Türk vatandaşlığından çıkarıldı, 4 yıl sonra geri alındı… Halk onu seviyordu. Onu uzun yıllar engelleyen TRT ekranlarına 1988’de ilk kez çıktı, 1994’te Raptiye adında bir program yaptı.

Vefat ettiği 2004 yılına kadar programlar çekmeye, yazmaya ve başka müzisyenleri desteklemeye devam etti. Bugün hâlâ genç jenerasyonun ilham aldığı ikonlardan biri…