Festival zamanında Budapeşte

Şenay Akkurt‘la
Hayat Bana Güzel

Geçen yıl 2018 Sziget Festivali zamanı Hayat Bana Güzel için gittiğim Budapeşte hem huzurlu hem de çılgın ve eğlenceli bir şehir diyebilirim. Sziget Festivali’ne gideceklere, bu vesileyle Budapeşte’yi gezip göreceklere deneyim ve önerilerimi şöyle bir toparlamak istedim.

Budapeşte, Orta Avrupa’da bir Avrupalı ama bir o kadar da değil gibi. Shengen Vizesi’yle gidiliyor ama para birimi Euro değil HUF. (Hungarian Forint) Tuna Nehri’nin iki yakasında kurulu şehrin bir yakasını düzlük olan Peşte ve diğer yakasını tepelik olan Buda oluşturuyor. Nehrin ikiye böldüğü şehri köprüler birleştiriyor. Tuna Nehri’nde, nehre komşu diğer Avrupa şehirleri arası gidip gelen teknelerle geziler yapılabiliyor.

Yüzyılı aşkın Osmanlı hakimiyetinde kalan ülkede, kaplıca kültürü oldukça yaygın ve popüler, hamamlar şehri denebilir. 2. Dünya Savaşı sonrası komünizmle yönetilmiş, 1989’dan sonra rejim değişmiş. Müzeleri, tiyatroları, opera ve galerileriyle Orta Avrupa’nın kültür ve sanat merkezi olarak kabul görmüş. Budapeşte’de Sziget Festivali Avrupa’nın en büyük popüler müzik ve kültür etkinliklerinden biri.

SZIGET FESTIVAL

Sziget, Budapeşte’de bir adanın adı. Çılgınca müzik ve eğlence ortamı sunan bu adaya Özgürlük Adası da deniliyor. Ada, ilki 1993 yılında yapılan festivalin ev sahibi. Bir hafta süren festivalde kampçılar ve günübirlikçiler var. Günlük, üç ya da beş günlük, haftalık bilet alabilirsiniz. Resmi web sitesinde festival programı, bilet fiyatları ve festival etkinlikleri duyuruluyor.

 

Online biletinizle gişe kuyruğuna girip her gün için farklı renkte olan festival giriş bilekliğinizi aldıktan sonra adaya geçiliyor. Girişte festival alanı haritası edinip önce sahneleri, sonra tuvalet ve yiyecek alanlarını keşfedin. Sonrasında diğer etkinlik alanlarını gezdikçe keşfedersiniz. Festival alanında pek çok sahne ve müzik çadırı kuruluyor. Avrupa Sahnesi, Dünya Müziği Sahnesi, Ana Sahne ve sponsorların sahneleri gibi. Sanat alanı, yiyecek içecek alanı, spor alanı gibi farklı alanlar kurgulanmış. Parti sevenler için nehirde tekne partilerini de takip edin.

Festival alanında hediyelikçiler, kostüm satanlar, hatta kuaför standı bile var. Güneşlenmek için kumsal da mevcut ancak suya giremiyorsunuz. Maalesef ortam biraz tozlu ve tuvaletler zaman ilerledikçe pek de iç açıcı değil. Her yıl Ağustos ayının ilk haftası düzenlenen festivale giderken tüm günü orada geçirecekler için sıcakta işinize yarayacaklar: Şapka, gözlük, güneş koruyucu, rahat ve havadar ayakkabılar, steril jel, ıslak mendil, kağıt mendil, yere sereceğiniz bir örtü, yedek tişört, yüzünüzü tozdan koruyacak fular…Çerez, meyve gibi atıştırmalıklar, su, termos da çok lazım oluyor. Bir minik pervane ya da yelpaze de devamlı ellerde dolaşıyor. Ve elbette tüm gün yedek şarj gerekecek. O da yetmezse kiralık taşınabilir şarj hizmeti var.

Buda bölgesi

Buda Bölgesi’nin en hareketli yeri kale bölgesi. Kale bölgesi kafeleri, restoranları, minik dükkanları ve restore edilmiş evleriyle keyifli bir bölge. 6 Euro ödeyerek istediğiniz noktada inip binerek kolayca dolaşabileceğiniz küçük araçlar var. Sizler için bölge içinde görülecekler listesi hazırladım.

Buda Kalesi: Zincirli Köprü’den geçerek Buda’ya devam edince Macaristan’ı yöneten kralların yaşadığı Buda Kalesi’ne gidebiliyorsunuz. Köprüyü geçince karşınıza çıkan finikülerle yukarı çıkabilirsiniz.

Matthias Kilisesi: Buda Bölgesi’nin en dikkat çekici ve turistik yapılarından biri.

Balıkçı Tabyası: En iyi Budapeşte manzara noktalarından olan bu mimari yapıda fotoğraf çekme kuyruğu var. Tepeye çıkmak için bilet almanız gerekiyor.

Budapeşte’nin turistik noktaları

St. Stephan Bazilikası: Peşte tarafındaki en dikkat çeken ve ücretsiz görülebilecek bina. Önündeki meydan oldukça hareketli. Civarda bolca kafe ve restoran var. Meydan, sokak sanatçıları ve müzisyenlerle dolu. Ancak kulelere çıkıp şehri izlemek ücretli.

Parlemanto Binası: Peşte tarafındaki yapı, Tuna Nehri kıyısında. Meraklısına ücretli girişiyle ziyarete açık. Gece ışıklandırılmış hali çok hoş. Parlemento Binası’ndan Zincirli Köprü’ye uzanan yol turistik olarak görülecek pek çok şeyi barındırıyor.

Ayakkabı Anıtı: Sanki sahiplerinin biraz önce ayaklarından çıkardığı hissine kapıldığım metal ayakkabılara Tuna Ayakkabıları da deniyor. Yahudi soykırımının utanç abidesi olarak duruyor nehir kıyısında. Irkçılığa, ayrımcılığa bir tepki olarak tasarlanmış. 2. Dünya Savaşı zamanı binlerce Yahudi, kıyılarda kurşuna dizilmiş. Kurşuna dizilmeden önce ayakkabıları çıkarılıyormuş. Ayakkabı pahalı olduğundan cesetlerle nehre gitmemesi için. Heykellerin tasarımcısı bir Türk, Can Togay. Tasarımını hayata geçiren ise Macar heykeltraş Gyula Pauer.

Terör Müzesi: Bu müze iki farklı dönemde iki ayrı rejim için karakol olarak kullanılmış. İşkenceler yapılmış bir bina. 2. Dünya Savaşı’nda Nazilerin kullandığı bina, komünizm zamanı KGB tarafından istihbarat ve sorgu binası olarak kullanılmış. Gördüğüm en etkileyici küçük müzelerdendi. İçerdeki aydınlatmadan ses sistemine, odalarda yaratılmış ambians çok etkileyiciydi. Telefon dinlemeleri ve fişleme süreci, işkence odaları gibi çarpıcı alanlar var.

Milenyum Anıtı ve Kahramanlar Meydanı: Macaristan’ın kurulmasında rol oynayan 7 kavim liderinin heykeli ile oluşturulmuş. Anıtın tepesinde başmelek Cebrail heykeli var. Kahramanlar Meydanı’nda da pek çok farklı önemli din adamı ve kralların heykelleri bulunuyor. Bu meydan UNESCO Kültür Mirası koruması altında.

Sauna Hamam ve Kaplıcalar: Budapeşte’nin ünlü bir başka yönü. Bu kültür Osmanlı’dan bugüne yaşamın bir parçası. Hem yerli halk hem de turistler için cazibe noktası. Ben, en bilineni olan Széchenyi Termal Havuz’u gidip görmüştüm. Termal açık havuzlarda duranlar ve güneşlenenlerin kalabalığı karşısında şaşırmıştım. Şehirde mayolu şortlu insanlar bir yere doğru gidiyorsa peşlerine takılabilirsiniz. Mayo, havlu, terlik ve duş ekipmanları kiralamak da mümkün.

Gece Hayatı

Gece ışıklar yanınca Budapeşte’nin ruin barlarına gitme vakti gelmiş demektir. Budapeşte’ye özgü gece hayatı ve eğlencenin önemli adresleri ruin barlar eski, dökük binaların genelde toplama eşyalarla dekore edilmesiyle oluşturulmuş. Genellikle ortasında avlusu olan, kat kat ve odalardan oluşan eğlence mekanları. Bunların en meşhuru, aynı zamanda Budapeşte’nin ilk ruin barı Szimpla Kertmozi.

Gece dans edip eğlenilen Szimlpla Ruin bar avlusunda, pazar sabahları pazar kuruluyor. Kahvaltınızı burada yapabilirsiniz. Bu mekanın gündüzünü de gecesini de görmeniz şart. Gece ruin bar öncesi bir avluda yan yana farklı sokak lezzetleri bulabileceğiniz bir avlu olan Karavan’da yemek yiyebilirsiniz. Ancak kredi kartı geçmiyor. Budapeşte’nin meşhur sokak yemeği langoşu burada da bulabilirsiniz. Gece farklı müzikler ve eğlence bulabileceğiniz mekanlara diğer öneriler, Fogas ve Instant.
Langoş

Budapeşte’de adım başı karşınıza çıkacak ucuz ve lezzetli sokak yemeği Langoş. Büyük boyutlu bu kızarmış hamur sade yenebildiği gibi isterseniz peynir, salam ya da tatlı bir şeyler ile de yenebiliyor. Bir de bol etli, domates salçalı koyu kıvamlı bir çorba olan Gulaş, özellikle acı severler için kaçırılmayacak yerel lezzetlerden.