Hedonutopia: Normal olmaktan korkuyor, anormali abartılı buluyoruz

Ece ULUSUM
@eceulusum

Canlı seyri sırasında ayaklarımızı yerden yükseltebilen gruplardan Hedonutopia. Fırat Külçek ve Kerem Feyzi ikilisinin 2008’de kurduğu grup, bugün Türkiye’nin en yaratıcı ve üretken işlerini yapanlar arasında. Son albümleri Arzu Ütopyası’yla iyice çıtayı yükselttiler. Sound’larındaki ince işçilikleri dikkatli dinleyicilerin dikkatini çekti. Her albümde fark yaratabilmelerinin altında müziğe olan inançları uğruna vazgeçtiği her şeye değmesi ve daha özgür hissetmeleri yatıyor olabilir. Son albümleri vesilesiyle Hedonutopia ile röportaj yaptık. SXSW müjdesini de aldık.

ο Arzu Ütopyası albümünüzde dinleyicilerin fark etmesi kolay olmayan, değişen neler var?

Değişen hayatlarımız var mesela. Yaşlarımız değişiyor, olgunlaşıyoruz. Çocuksu dürtülerimizi susturmadan yaşayabilmek uğruna şekillendirdiğimiz küçük hayatlarımızın az biraz daha olgunlaştığı estetik dönemeçler var bu albümde. İçindeki akarsuyun debisini öngör ve sula tarlaları! Verin yansın bakalım ne fikir çiçekleri patlayacak etrafa! Bizden etkilenip müziğe yönlenmeye şu an karar vermiş ya da verecek genç dahiler var mesela bu albümde.

ο Albüme girmesi planlanan ama çıkan parçalar oldu mu? 7 parça kısıtlamasının altında ne var?

Aslında her albüm sürecinde parçaların bize “Ben oldum” diye seslenmesini bekliyoruz. Hissiyat olarak hemfikirsek albüm seçkisine girmiş oluyorlar. İlk bestelediğimiz şarkı İsimsiz, üçüncü albümümüz Yakamoz Sandalı’nda kendine yer buldu mesela. Arzu Ütopyası’nda da yine bu düsturla yer aldı 7 parça. Özel bir nedeni olmasa da bir albüm sayılabilmesi için en az 7 şarkı yayınlanması gerekliliği ve hissiyat olarak etkisi, 7 sayısında karar kılmamıza etkendir. Ayrıca aklı başında Üçüncü Yeniler akımına mensup grup ve arkadaşlarımızı her yıl 7 şarkılık albümler üretmeye davet ediyoruz.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

hedonutopia (@hedonutopia)’in paylaştığı bir gönderi ()

‘ÇALIŞAMAYACAĞIMIZI ÖĞRENDİK, ÜZÜLDÜK’

ο Albümün müzik prodüktörü Taner Yücel. Onun size katkısı nasıl oldu?

Taner bizim hep götümüzü kurtarmıştır. Kendi beğenileriyle grubumuza hep içten şekilde dahil olmuştur. Elindeki sınırlı ve sinirli imkanlarla tozu dumana katabilecek türde bir müzik âşığı insandır yani. Eşi Deniz Aksoy’un da desteği ve ilgisiyle güçlendirmek istedikleri Domuz Records ile ilgilenmek istedikleri bir döneme giriyorlar. Bu, ülke için harika bir haber. Mayıs’ta kaydetmek istediğimiz beşinci albümde Taner Yücel ile kendi isteği doğrultusunda birlikte çalışamayacağımızı öğrendik, üzüldük. Ama kendisinin de dediği üzere; bu doğru olandı çünkü kulakları değiştirmek elzemdir bir süre sonra. Biz sadık çocuklarız ama profesyonellik; değişimi gelişimin hammaddesi sayar. Bazen haklıdır kapital ‘eşoğlueşek’!

ο Albümlerinizin isimleri, kapak tasarımlarınız, şarkılara verdiğiniz isimler her zaman çok güzel. Detaylara kafa yorduğunuz ve birbirini destekleyen eklemeler yaptığınızı görüyoruz. Arzu Ütopyası‘nın adının hikayesi nedir? Niçin grubun adının anlamını isimde kullandınız… Kapak tasarımının hikayesini anlatır mısınız?

Nihayet rahatladık biraz, meslekleri bıraktık arkamızda. Müzisyen olabildiğimizi kavramış halde üretmeyi ilk kez Arzu Ütopyası albüm sürecinde yaşadık. Hayali Hedonutopia adasındaymış gibi özgür olamasak da bir kementten daha kurtulabilmiş olduk. Bu duygularla albüm ismi içimizden böyle geldi. Kapak çalışması ise sevgili dostumuz ve fotoğraf sanatçısı Nazlı Erdemirel maharetiyle vukû buldu. Önceki albümün içinde yer alan poster fotoğrafıdır aynı zamanda. Birbirine bağlı ve en son bakıldığında esas resmini belli eden sanat üretim yöntemlerini seviyoruz, mesela auteur yönetmenleri sevdiğimiz gibi..

‘SONUNU HESAPLAMAK ESASTIR’

ο Albümde şarkıları sıralarken neye dikkat ettiniz? Parçaları sizin sıralamanızda dinleyen biri sizce nasıl bir yolculuğa çıkacaktır?

Şarkı sıralamasının belirlenmesi enteresan bir süreç oluyor ve her albümde giderek anlıyorsun nasıl olması gerektiğini. Şarkılar farklı karakterde olurlar ve yerlerini içlerinde taşırlar. Taşımalılar da. Siz anlamalısınız görür görmez ama zamanla. Hayal edilmez ya da hesaplanmayabilir her şey, bazen sizin de bilmediğiniz bir konudur ve yolda öğrenirsiniz. İçinizden gelenleri yapmaktan başka estetik danışmanınız yoktur belki ruhunuzdan başka. Hayallerimiz tutkulu ve güncellemelere açık, bu da demek oluyor ki hiçbirimiz hayattan zeki olamayız, her bir şeyi hesaplayamayız. Duman’ın Tangöze hesaplamış lakin uzaktan hoş gelir yakından yorar insanı her şeyi hesaplamak! Sonunu hesaplamak esastır bizce.

ο Klipte de çok ilginç imajlar vardı. Çalıştığınız yönetmenin etkisi de görülüyordu. Klip süreci nasıldı?

İsmail Çağrı Aygün yakın dostumuz, önceki albüm Yakamoz Sandalı’nda Bil ki ve Çöl şarkılarının kliplerini var etti, sağ olsun. Arzu Ütopyası’ndaysa Al Beni’ye talipti daha demo döneminden beri. Kördüğüm’e de Çağrı çeksin diye çok istedik. Bizi kırmadı, şarkıyı benimsedi ve 7 saatte çekti. Ama kafasında kaç günde kurgulamıştır bilmiyoruz. Sanat yönetiminde ise eski dostlardan Öznur Sevinç imzası var, kendisinin Zeynep Yenge Vintage giysi evinde çektik klibi. Çok eğlendik ve yorulduk. Hatırlanacak olaylardan.

ο Uzun zamandır aynı plak şirketiyle çalışıyorsunuz. DIY müzisyenlerin popüler olduğu dönemde plak şirketi işbirlikleri iyice geri planda kalmaya başladı. Sizce bir plak şirketiyle yola devam etmenin size faydası nedir?

Biz antika çocuklarız, old school kalıp, ayarlarla çok oynamayıp, sıradaki geleceksi ve zamansız üretime kilitleniriz. Kalplerimiz temiz olduğu için yolumuza çıkan engelleri rahatça geçmişiz şimdi fark ediyoruz. DokuzSekiz Müzik bize arka çıkmıştır, estetik sonuçlarımıza inanmıştır. Onlarla olduğumuzu bilmek rahat hissettiriyor. Alternatifi vardır muhakkak ama dediğimiz gibi, sadık çocuklarız. Üretimi seven insanları seviyoruz. Menajerimiz Seray Saltık’ın yönlendirmelerine güveniyoruz.

‘NETİZ AMA BİR BOK BİLDİĞİMİZ YOK’

ο Yanlış bilmiyorsam South by Southwest’e katılacaksınız. Bu nasıl oldu? Kariyerinize nasıl bir etkisi olacak sizce?

Amerika’nın ve otomatikman dünyanın büyük festivallerinden birinde performans sergileyecek olmak kulağa çok hoş geliyor. SXSW menajerimiz Seray Saltık’ın becerisidir. Kendisi araştırdı, buldu, kovaladı, önerdi ve akabinde müziğimiz incelendi ve festivale davet edildik. Bina Kadıköy’de doldurduk geçen gece konsolosluk randevu işlerimizi. Anadolu Efes’in desteğiyle seyahat edebileceğiz. Bir şekilde gittiğimizde en iyi performanslarımızdan birine imza atabileceğimizi biliyoruz. Oraya özel şarkı sıra ve seçkisi düşünüyoruz. Alex & Jonsi bizle birlikte ilk açıklanan isimlerden oldu, heyecanlandırıyor böylesi olaylar ama buz gibiyiz esasen.

Şımaramıyoruz zaten karakterlerimiz oturmuş durumda. Çok iyi anlamda tehlikeliyiz estetik duruşla. Netiz ama bir bok bildiğimiz yok gibi, ama gel gör ki öyle değil, kafa 45 olmuş koşuyor. Kaşe yükseltmek maksadıyla ABD’ye gider Türkiye grupları. Ceplerinden para harcarlar hatta. Bu kırılmak üzere. Böyle bir etki yaşayabiliriz dönünce. Orada yaşamadan oraya eklemlenebilmeniz hâlâ çok zor. Hayatımızın prodüktörüyle tanışırız belki. Hiçbir şey olmasa yeni bir kıta tanırız 10 gün. Ya da başkanlar bir laf daha söyler ve hiçbirimiz bir daha Amerika’ya falan giremeyiz belki.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

hedonutopia (@hedonutopia)’in paylaştığı bir gönderi ()

ο Bir röportajınızda şimdiden yeni albümü düşündüğünüzü söylüyorsunuz. Aslında ağır adımlarla ilerliyor, kendinize zamanla sadık bir kitle ediniyorsunuz. Ancak çoğu isim adımları daha hızlı atmak ister. Sizi bu denli sabırla üretmeye devam ettiren, heyecanınızı canlı tutan şey nedir?

Normal olmaktan korkuyor, anormali abartılı buluyoruz. Hedonutopia müziğiyle dünyayı dolaşmayı hayal etmekten kendimizi alamıyoruz. Gerçekçi olup imkansızı istiyoruz. Birazdan, yeni ve muhteşem bir şarkı yapabileceğinizden haberinizin olmadığı ihtimali her bir günü yaşanılır kılıyor! Başarılı (ki görecelidir) bir üretimden daha büyük bir amacı olamaz insanlığın. Bunun zerre parçası olmak için kaybetmiyoruz heyecanımızı. Replikas’ın dediği gibi, “Zerredir belki yok denilmez…”

ο Bundan sonraki planlarınız neler?

Yurt dışında yayımlanabilmek istiyoruz. Beşinci albümü teoriden demoya taşıma sürecini başlatabilmek istiyoruz. 2020’nin ilk konseri ise değerli Jakuzi ile birlikte çalacağımız sürprizli bir Zorlu PSM konseri olacak. 25 Ocak Cumartesi gecesi ne gece ama…