Kendine Has katkılarıyla Bozcaada Caz Festivali

Yazın feribotla seyahat etmek ne kadar güzeldir. Yüzünüze ılık ılık esen rüzgar, denizin çalkalanırken verdiği coşkulu ses, yol boyunca size eşlik eden güneş… Bu yolculuğun sonunda sizi kucaklayacak bir caz festivali de varsa tadına doyum olmaz.Bu satırları okurken gözünüzde canlandırmaya çalıştığınız anı bu yaz gerçekleştirme imkanınız
hâlâ var.

Açık hava enerjisiyle, caz ve doğaçlama müziği buluşturan Bozcaada Caz Festivali bu yıl 19- 21 Temmuz’da Kendine Has desteğiyle üçüncü kez gerçekleşecek. İlk yıllar biletleri hızla tükenen festivale bu yıl ilgi daha fazla. Herkesin dilinde aynı söz, “Meğer Bozcaada’ya caz ne kadar yakışıyormuş!

Kendine has festivalde cazın her rengi var; funk, pop, etnik, Balkan, füzyon, soul… Caz müziğin birleştiriciliği altında, tür sınırlarına bağlı kalmayancesur ve samimi bir festival. Bugüne kadar, caz ustaları,  genç yetenekleri, farklı disiplinlerden müzisyenleri aynı sahnede performans sergiledi.

‘HATIRLADIKÇA GÜLÜMSÜYORUM’

Doğa içinde festival olunca ailece katılan, tatilini değerlendiren çok insan oluyor. Üstelik festival hayvan dostu! İlk yıllarda köpeğiyle çimenlerde uzanıp konser dinleyen epey katılımcı vardı. Tüm yorgunluğunuzu iliklerinize kadar alan, sakin ve içten bir festival.

Festivale her yıl katılan müzisyen Ediz Hafızoğlu festivali şöyle anlatıyor, “Avrupa’da anca böyle bir şey yaşıyabiliyor insan. Açık hava caz festivali olması çok güzel. Yolculuğu beraber yapıyoruz, konser yapıp denize giriyoruz, birlikte yemek yiyoruz. Yapım tarafında çok dinamik, kadın ağırlıklı bir ekip var. Üstelik headline ve diğer müzisyenlerin olduğu bir festival değil. Herkes eşit şartlarda yer alıyor.”

Hafızoğlu ile birlikte yerli yabancı festival hatıraları olan bir diğer caz müzisyeni Çağrı Sertel ise “Daha festivalin ilk yılından koordinasyon çok iyi yapıldı. Sahne değişimleri hiç sarkmadı. Seyirci muhteşem, her şeyi çok iyi biliyor. Ben bir ara “Ne güzel bir yere düştük biz” dedim. Döndükten sonra bilekliği üç gün kolumdan çıkarmadım. Hatırladıkça gülümsüyorum” diyor. Katılımcıları kadar müzisyenlerini de mutlu eden festival…

Festivalde sahne alan, dünya caz sahnesinin önemli isimlerinden Sebastian Studnitzky, festivali anlatmaya doyamıyor: “Festival harikaydı. Çok sıcak ve ilham verici bir atmosfer, ruh hali vardı. Yalnızca müzik dinlemek, açık olmak, saygılı olmak ve birlikte eğlenmek için bir arada olan insanlar vardı. Herkes herkesi tanıyor gibi. Adada olma hissi çok güzel bir şey, denizin kenarında yani suyla çevrili olmak… Üstelik feribotla seyahat etmek çok güzel, feribotta birçok şarkı yazdım.”

ATÖLYE, SPOR, GASTRONOMİ

Bugüne farklı disiplinlerden müzisyenleri aynı sahnede gördüğümüz ve festival için hazırlanan özel projelerle tanıştığımız Bozcaada Caz Festivali’nde sahne alacak isimler arasında Yussef Dayes, Bobby Rausch & Giw, Pow Trio, Anatolian Blues Project, Selin Sümbültepe, Barış Demirel, Birsen Tezer, The Kites, Bîdar, Bozcaada Ensemble, Emir Ersoy ‘Rockuba’, Pol Belardi’s Urban 5, Hemi, Yaprak Melike, Orkun Bozdemir var.

Üç gün boyunca müzik dışında farklı disiplinlerden oluşan programıyla Bozcaada Caz Festivali ile yapacağınız keş iflere de hazır olun. Bozcaada’nın çeşitli yerlerinde sürpriz  konserler, gastronomi etkinlikleri, çocuk atölyeleri, beden odaklı atölyeler, Bozcaada keşif rotaları, tadım etkinlikleri ve sosyal projeler gibi etkinliklere rastlayacağınız programı ile festival, enerjisini tüm Bozcaada’ya yayacak. Deneyimin kıymetli olduğu dönemde bu festivali kaçırmayın.

3
Festival üç gün boyunca Bozcaada doğası ve cazı kucaklıyor.