Klasikleşen kasım

İstanbul’da bundan 45 yıl önce ne adamakıllı bir #konser salonu ne de bir festivalimiz vardı. O dönem yazılanlara baktığımızda görüyoruz ki Şan Sineması’nda bir hafta İstanbul Şehir Orkestrası, bir hafta da Türk Musikisi İcra Heyeti konser verirmiş. Anca büyük solistler gelince Saray Sineması konser alanına dönüştürülürmüş. Hatta bir gün Filiz Ali, “TRT’de plaklardan çalınan parçaları dinlerdik, ne konseri?” demişti. O günden bugüne #etkinlik sayısı arttı, her türde müziğe ulaşmak kolaylaştı. Ancak #klasik müzik ana akımdan hep ayrı kaldı. Oysa yerli ve yabancı klasik müzisyenler durmadan çalıyor, biz de onları durmadan dinliyoruz. İşte kasım takviminize mutlaka almanız gereken klasik müzik konserleri…

DAVID HELFGOTT GELİYOR

Aç gözlü olma, bencil olma. Hayatta her şey planlandı. Ne kadar az bilirsen, o kadar az endişelenirsin değil mi? Endişelenme pişmanlık yok, pişmanlık yok… Kesinlikle cesur olmalısın, cesaretli. Dışarıda büyük bir dünya var. Bu iradenin zaferi. Hayat bir seyahat, durak değil. Tadını çıkar.” Yıllarca akıl hastanesinde yattıktan sonra müzik sayesinde yeniden hayata karışan David Helfgott bu sözleri tekrar edip duruyor. Çocukken keşfedilen müzik yeteneği onun kötü günler geçirmesine de neden oldu, hayatının aşkını bulmasına da… Babasının baskılarından dolayı psikolojik sıkıntılar yaşayan Helfgott’u sesini duyamadan hayalinde çaldığı #piyano ayakta tutmuş. Bugün piyanonun başına geçtiğinde tuşlara ya da nota defterine bakmaya ihtiyaç duymaması o yüzden. Hepsi ezberinde…

David piyanonun başında değilse, anında dışarı çıkıp insanlarla tanışmaya başlıyor ve herkese aynı şeyi söylüyor; “Merhaba ben David, David Helfgott. Adın nedir? Nerelisin canım?” Başta insanlara garip de gelse bu tanışma güdüsü onun engel olamadığı ve onu mutlu eden bir şey. İnsanlara sarılmayı, dokunmayı seviyor. Mesela onun ünlü olduktan sonraki hayatını ele alan belgesel Hello I’m David’in çekimlerinde kendini tutamayıp kameramanlara hal hatır sormaya gidiyor, onlara sarılıyor. Onun bu çocuksu tavrı zamanla hoşunuza gitmeye başlıyor. Ancak bazen eşi Gillian bu konuda güçlük çekiyor, onu sürekli konserlere yetişmek için kolundan tutup sahneye götürüyor. Eminim 9 Kasım’da İstanbul Volkswage Arena konseri öncesi de böyle olacak. Helfgott’un mırıldanırken çaldığı muazzam eserleri dinlemenizi ve şanslıysanız onunla tanışıp sarılmanızı tavsiye ederiz.

Ekkozone: Great Danish Contemporary Ensemble

Borusan Müzik Evi, 10. yılının yeni sezonuna Ekkozone ile “Merhaba” diyor. Ekkozone, çağdaş klasik müzik ve füzyon caz arasında köprü işlevi üstlenen bir topluluk. Ödüllü topluluk, Borusan Müzik Evi’nde dördüncü konserini verecek olan Danimarkalı usta perküsyoncu ve vibrafon sanatçısı Mathias Reumert tarafından yönetiliyor. Ekkozone bu konserinde, György Ligeti ve Toru Takemitsu gibi büyük bestecilerin yanı sıra doğaçlama ve sürprizlerle karşınızda olacak. Konser, 1 Kasım saat 20.30’da Borusan Müzik Evi’nde.

CRR Müzik Topluluğu

R. Hakan Talu şefliğinde gerçekleşecek olan CRR Türk Müziği Topluluğu Konseri, dinleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. Yahya Kemâl Beyatlı’nın isim vererek işaret ettiği bestekarların eserlerini koro ve solo olarak seslendirecek olan topluluk, konser repertuvarında bu büyük edebiyatçımızın şiirlerinden şarkılar yapan Selâhaddin Pınar ve Münir Nurettin Selçuk’un eserlerine de yer verecek. Konser, 5 Kasım saat 20.00’de CRR Konser Salonu’nda.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası

İş Sanat, sezonu Parlayan Yıldızlar serisinden tanıdığınız Emir Kemancı (viyola) ve Gamze Erengönül (keman) ile açıyor. Opera, klasik ve çağdaş müzik üzerinde uzmanlaşan İngiliz şef Natalie Murray Beale yönetiminde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ile birlikte sahne alacak. Konser, 8 Kasım saat 20.30’da İş Sanat’ta.

İlk iki albümü Sonsuzlarda I ve II ile büyük beğeni toplayan İlker Eser, kendi bestelerinden oluşan üçüncü albüm konserlerine başlıyor. Sanatçı, kardeşliğin tüm dünyayı sarması ve sonsuzluğa yayılması amacıyla hazırladığı Sonsuzlarda albümleriyle dinleyicilerini sevgi dolu bir yolculuğa çıkarıyor… Konserlerinde kendi bestelerinin yanı sıra popüler Anadolu ezgileri, Türk sanat müziği eserleri, film müzikleri ve yabancı popüler eserleri de seslendiren İlker Eser’e piyano ile V. Özkan Turgay, çello ile Murat Süngü, kontrbas ile Ufuk Akman ve davul ile Yalçın Şaşmaz eşlik ediyor. Konser, 18 Kasım saat 18.00’de Beşiktaş Belediyesi Akatlar Kültür Merkezi’nde.

Ana dilinin müzik olduğunu söyleyen Lucas Debargue, 15. Uluslararası Tchaikovsky Yarışması’ndaki performansıyla dikkatleri üzerine toplamayı başardı. Yeni sezonda İş Sanat’ta dinleyeceğimiz genç piyaniste Basel Oda Orkestrası eşlik edecek. Performansın başkemancılığını üstlenenen Daniel Bard, Mozart ve Stravinsky’nin eserlerine getirdiği özel yorumuyla oda orkestralarına olan tutkusunu gözler önüne seriyor. Konser, 20 Kasım saat 20.30’da İş Sanat’ta.

Gülsin Onay

İstanbullu müzikseverler yepyeni bir konser serisiyle tanışıyor; Müzikli Cumartesiler… 2018-2019 konser sezonu kapsamında 24 Kasım saat 12.30’da tüm dünyada istisnai bir Chopin yorumcusu olarak kabul edilen Piyanist Gülsin Onay’ın ‘Büyük Besteciler & Büyük Umutlar’ konseriyle başlayacak. Onay konserde Beethoven, Chopin, Saygun, Elgar ve Mozart’ın eserlerini yorumlayacak. Konser, Açı Ortaokulu Konferans Salonu’nda.

Viyola sanatçısı Ezgi Şentin ve kontrbas sanatçısı Özlem Er Civelek, solo viyola ve viyola kontrbas için duo eserlerden derlenen bir program ile 17 Kasım akşamı saat 20.00’de Ankara Mozarthaus’ta klasik müzikseverlerle buluşuyor.

Ülkemizi yurt dışında da başarıyla temsil eden dünyaca ünlü piyano virtüözü Şevki Karayel, Türkiye’nin eğitim alanındaki ilk sivil toplum kuruluşu olan ve kurulduğu günden bu yana binlerce çocuğun hayatını değiştiren Darüşşafaka Cemiyeti yararına konser verecek. Karayel, 21 Kasım saat 20.00’de Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda düzenlenecek bağış konserinde vereceği piyano resitaliyle klasik müzik tutkunlarına unutulmaz bir akşam yaşatacak. Sanatçı, konserde Bach, Beethoven, Liszt ve Fazıl Say’ın eserlerini yorumlayacak.

İstanbul Filarmoni Derneği, 25 Kasım saat 19.00’da Grand Pera Emek sahnesindeki gala konseriyle müzik dünyamızın ünlü sanatçılarını İstanbullu müzikseverlerle buluşturuyor. Gülsin Onay (Piyano), Cihat Aşkın (Keman), Bülent Evcil (Flüt), Çağ Erçağ (Viyolonsel), Esra Abacıoğlu Akcan (Soprano), Metin Ülkü (Piyano), Aydın Karlıbel (Piyano), Eren Aydoğan (Piyano) ve Duru Aydın (Piyano) aynı sahneyi paylaşıyor. Konserden elde edilecek gelir, İstanbul Filarmoni Derneği’nin bu yıl oluşturduğu Genç Müzisyenleri Destekleme Fonu’na aktarılacak.

Scottish Ensemble

Venezuelalı Gabriela Montero’nun eşsiz doğaçlama yeteneği piyano repertuvarını yepyeni bir boyuta taşımasını sağlıyor. Gabriela Montero’ya sahnede Birleşik Krallık’ın önde gelen yaylı orkestrası Scottish Ensemble eşlik edecek. Birbirinden yetenekli sanatçıları aynı sahnede görme fırsatı sunan konser, 30 Kasım 20.30’da İş Sanat’ta.