Konser fotoğrafçısı: Onur Dogman

❏ Fotoğraf çekmeye ne zaman başladınız? Sizin için müzik ne ifade ediyor? 

Fotoğraf çekmeye 2010 yılında başladım. Müzik fotoğraf gibi tutku diyebileceğim derecede ben de yeri olan bir şey.

❏ İlk çektiğiniz konser/performans fotoğrafı hangisiydi? Ekipmanlarınız nelerdi? Şimdi hangi ekipmanları kullanıyorsunuz?

İlk konser fotoğrafım 2010 yılında Nike halı saha turnuvaları düzenlemişti aslında organizasyonun akışını çekiyorduk turnuva sonrası akşam konser olacağı söylendi Kenan Doğulu ve Ceza sahneye çıkmıştı ilk deneyimim böyle olmuştu çok farklı bir heyecandı.

O zamanki ekipmanım çok profesyonel değildi Canon 40D ve Canon 17-85mm lensim vardı.
Şu an Canon 5D Mark2, Canon 50mm, Canon 24-70mm ve Canon 70-200mm ekipmanlar bana yol arkadaşlığı etmekte.

❏ Müzik fotoğrafçılığı müzik endüstrisinin çok önemli bir kolu. Hatta dünyada müzik türlerine göre uzmanlık alanları ayrılan fotoğrafçılar var. Türkiye’de biraz geri planda kaldığını düşünüyor musunuz?

Evet dünya çapında gerçekten işlerini çok profesyonel ve yaptıkları işe gerçekten değer veren insanlar var. Ne yazık ki bu ülkemizde bence tam oturmadı. Tamam fotoğraf çeken var fakat hala şu düşünce var deklanşöre iki basıyorsun fotoğraf çekiyorsun ben de çekerim mantığı olduğu için olması gereken değeri görmediğini düşünüyorum. Arkadaş eş dost ahbap durumları da her sektörde olduğu gibi bu alanda da yok değil.

Her makina alan ya da bir yerlerde çalışan arkadaşları olan fotoğrafçı olarak piyasaya girmeye çalışıyor ve bu sayı artıyor her zaman işi bilene vermeli düşüncesindeyim iş ekipmanla da bitmiyor bence. Tabii ki de bu işi yapmak isteyenlere yol verilmeli imkan sağlanmalı kimse fotoğrafçı olarak doğmuyor insan isterse her şeyi yapar yeter ki istesin. Her işte olduğu gibi fotoğrafçılığa da saygı ve özen gösterilmesini isterim.

Sanatsal faaliyetler biliyorsunuz çok farklı ortamlar ve egosal davranışlara da müsait sahne önü sahne arkası fark etmez teknik ekibi prodüksiyonu vs hepimiz aynı iş için çalışıyoruz mozaik parçalarıyız gibi düşünebiliriz o yüzden özveriyle içselleştirip işimize odaklanıp en iyisini yapmalıyız ve işin en can alıcı noktası maddi boyutuna girmiyorum bile.

❏ Çekim günü rutininizi anlatır mısınız? Konser boyunca ve bitince çekime devam ediyor musunuz? Her konserde ortalama kaç kare çekiyorsunuz?

Çekim günü eğer tanımadığım bilmediğim bir sanatçıysa ya da grupsa internetten özellikle de Youtube’dan araştırma yapıyorum ne tarz müzik yapıyorlar kaç kişiler sahne de nasıllar vs ben de ona göre hareket etmeye çalışıyorum.

Devamlı çekim yaptığım Salon İksv’de sanatçılar genel de ilk üç şarkı çekilmesine izin veriyor fakat dışarıdan ekstra işler olduğunda da baştan sona isteyebiliyorlar çekim alanım çok geniş ve rahat oluyor çünkü her tarafa geçişime izin veriliyor sahen üstü bile bu fotoğrafçı için çok önemli alanını daraltmadan işinizi düzgün yapmanıza istediklerini çekmenize olanak sağlıyor.

Belli bir çekim sayısı yok doğrusu tamamen akışa bağlı aşırı kalabalık olduğunda seyirci arasından çektiğimden zorluklar olabiliyor fakat benim için bir sorun değil işe tutkuyla odaklandığınızda bazı şeyleri görmüyorsunuz ben kendimi ritme bırakıyorum kimi zaman 150-200 kimi zaman da 400-500 kare çektiğim oluyor. Tabii ki sonra da seçim ve düzenleme aşaması oluyor ki en önemlisi de bu bence.

❏ Çekerken sizi en heyecanlandıran isim/konser/etkinlik hangisi oldu?

Cigarettes After Sex, No Clear Mind, Khruangbin, Balmorhea, Cecilia Krull diyebilirim.

❏ Tempolu bir iş, sürekli sahneyi 360 derece geziyorsunuz. Bu kadar çaba gösterirken ıskaladığınızı düşündüğünüz bir kare gördüğünüzde ne hissediyorsunuz?

Her anı çekmeye yetişemeyiz tabii ki de eğer başka bir fotoğrafçı da varsa aynı ortamda ve çektiklerini sonra gördüğümde farklı şeyler yakalamışsa beğenirim vay be harika çekmiş derim eğer tanıyorsam direkt kendisine söylerim. İnsan başkalarının yaptıklarını beğenip tebrik etmesini de bilmeli bence.

❏ Müzisyen izinleriyle nasıl başa çıkıyorsunuz? Karşılaştığınız tuhaf talep ya da kurallar oluyor mu?

Genel de sanatçılar ilk üç şarkı çekilmesine izin veriyor bir keresinde bir şarkı izni çıkmıştı ben de olmaz çok az üç olsun diye arkadaşlarla konuşup sorunu çözmüştük öyle çok enteresan bir şey yaşamadım doğrusu.

❏Sizce hangi müzik türü daha fotojenik? Bana blues ve metal gibi gelir hep…

Sahne öyle büyülü bir yer ki görsel zenginliği de tamamen alt yapısıyla alakalı. Diğer müzik türleri de iyidir fakat blues ve metal müzik evet bence de fotoğraf açısından güzel kadrajlar verebiliyor. Sanatçılarla da alakalı kimileri kameraya bakıp poz veriyor gülümsüyor mimikler falan gayet hoş görüntüler ortaya çıkabiliyor.

❏ Büyük bir arşiviniz olmalı. Nasıl muhafaza ediyorsunuz? Bastırdığınız kareler oluyor mu?

Arşiv bu işin en önemli kısmı kesinlikle o da ayrı bir yatırım kaliteli depolama araçları kullanmak gerekiyor doğrusu. Henüz bastırmadım maalesef.

❏ Çektiğiniz fotoğraflar arasında doğru kareleri seçme süreniz ne kadar oluyor? Fotoğrafların üzerinde ne kadar çalışıyorsunuz?

Sahne bir bütün olduğu için ışık dekor vs hepsi birbiriyle bağlantılı o yüzden çekimi de doğrudan etkiliyor bununla birlikte içime sinen karelerin çıkmasına da yardımcı oluyor.
ortalama 30-35 kare seçip düzenleme yapıyorum ve seçtiklerimin hikayeyi anlatır şekilde olmasına çok dikkat ediyorum. Orada olmayanlara o ortamı görsel olarak hissettirmek o ambiyansı yaşayanlara da güzel hatırlatmak amacıyla hareket ediyorum. Seçim ve düzenleme süresi ortalama 1,5-2 saatimi alabiliyor bazen daha fazla da oluyor tabii.

❏ Sahne çok büyülü bir ortam ancak her müzisyen her performansında yükselemeyebiliyor. Fotojenik olmayan, sahnede hareketsiz duran müzisyenleri çekerken nasıl bir yol izliyorsunuz?

Her konser iyi fotoğraf verecek hatta genel olarak fotoğraf verecek diye bir şey yok bence çünkü bazı sanatçılar az ışık istiyor ve gözle bile zor gördüğünüz birini çekmek elbette çok zor. Hareketsiz, sabit, elinde gitar çalıp söylüyor diyelim. Yüze odaklanıp gitarı da kadraja alıp mimikleri, o gitar çalarkenki nüansı yakalamaya çalışıyorum diyebilirim. Yine de ambiyansı yansıtmak adına belli kadrajlarla çekimi gerçekleştiriyorum.

❏Sizce yerli ve yabancı müzisyenler arasında duruş ve estetik açısından fark var mı?

Yerli ve yabancı diye ayırmak doğru olur mu bilemiyorum ama  yabancı sanatçılarda işin bilinci çok fazla bu şartlarla imkanlarla doğru ekiple direkt bağlantılı.

Duruş ve estetik bence rahatlık gerektiren bir şey özellikle de mütevazi olanlarda bu daha çok görülüyor yoksa egosu olan bir kapris durumları olanlar zaten kendini belli ediyor. Önemli olan hissiyatını seyirciyle paylaşması o frekansa girmesi zaten sonrası bir şekilde akıp gidiyor zamanın nasıl geçtiği bile anlaşılmıyor.

❏ Fotoğrafta ışığın önemi malum ancak işin içine sahne ışıklandırması girince neler oluyor? Nelere dikkat etmeniz gerekiyor?

İşin olmazsa olmazı ışık ve ışıkçılarla iyi geçinin! Şaka bir yana evet fotoğrafta en önemli kaynak ışıktır bu sahneyi çok farklı gösterebilir her şey doğru ışıklandırmayla konumlandırmayla ve renk seçimleriyle alakalı.

Çektiğiniz kare ışık şovuna da dönüşebilir sanatçıyı kaybedebilirsiniz de. Işığı takip edin hissedin yeter belki de bu benim tutkum olduğu için böyle kısa cümleyle anlaşılabileceğine inanıyorum ama öyle.

Işık şartlarına göre ekipmanınızı doğru kullanmayı bilmek ayrı tecrübe gerektirir bu da makinanın özelliklerine sizin ne kadar hakim olduğunuzla alakalı. Her şeyi makineden beklemek olmaz burada bilgi birikim de devreye giriyor.

❏ Sanatçılardan size ne gibi yorumlar geliyor? Sizi en mutlu eden hangisi oldu?

Övgü dolu sözler içi boşsa önemli değil. Gerçekten samimi şekilde beğendiklerini ve emeğe saygı duyduklarını hissettirmeleribenim için en büyük motivasyon kaynağı olabiliyor.

❏Seyircilerin fotoğraflarını da çekiyorsunuz arada. Loş bir anda kalabalık içinde dolaşırken sizi durdurup fotoğraf çekmeye yönelten ne oluyor?

İçsel bir şey o evet ben de loş ortamda seyircileri kalabalığı çektiğim oluyor arada.

❏ Her an havada olan telefon kameralarının işine etkisi nasıl oluyor?

Çağımızın en büyük sorunlarından biri de o galiba evet bazen çok abartı oluyor ben işimi rahat yapamaz hale gelebiliyorum bu durum tamamen kişinin konser izleme bilinciyle alakalı bir durum tamam çekersin hatıra ama konser bitene kadar o telefonu indirmeyenler oluyor ne yazık ki.

❏ Bunu sormadan olmaz, en çok hangi etkinliğin ve müzisyenin fotoğraflarını çekmek isterdiniz?

Etkinlik olarak Burning Man’i çekmek isterdim çekilen kareleri internetten gördükçe ben de orada olmalıydım diye hayıflanabiliyorum. Sahneleri mükemmel olan Rammstein’ı çekmek isterdim.

Benim için çok özel bir yeri olan herkesin çok sevdiği biri var. Şarkılarını dinlerken bizi başka alemlere götüren içselleştiren kalbimizi cimcikleyen konserini çekemesem bile sadece fotoğraflarını çeksem de yeter dediğim tabii ki o kişi Sezen Aksu.

❏ Hiç sergi projeniz var mı? Böyle bir teklif gelse düşünür müsünüz? Müziğe ilgi bu kadar artmışken böyle bir sergi ne güzel olurdu.

Sergi projem olmadı evet olsa düşünülür neden olmasın.

❏ Konser fotografçılığına yeni başlayanlar için ne öneriniz var?

Öncelikle iyi insan olalım gerisi zaten gelir.  Doğru ekipman nedir ne olmalı onları bilsinler hangi şartlarda nasıl çekilir pratik yapıp deneyimlemeleri gerekli belli bir tecrübe sahibi olduğunda herkes yapabilir hiçbir şey zor değil bu hayatta yeter ki iste olmaması için hiçbir sebep yok.

Bol bol fotoğraf baksınlar bu klişe gelebilir belki ama fotoğraf açısından ne tür fotoğrafçılık yaparsanız yapın temelinde görmek izlemek geçer. Heves ve merak vazgeçmedikleri sürece onları doğru inandıkları yere götürür yeter ki inanıp vazgeçmesinler.

❏ Okurlarımız sizi nerelerden takip edebilirler?

Instagram’dan takip edebilirler eğer arzu ederlerse.Kendimce yaşadıklarımı deneyimlerimi hislerimi paylaşmaya çalıştım bana tahammül ettiğiniz için gönülden teşekkür ederim kendinize çok iyi bakın!

Yazının kalanına dönmek için buraya tıklayabilirsiniz.