Müslüm Gürses

Ahmet YATĞIN
ayatgin@hayhuy.co
Müslüm Gürses, 1953’te Şanlıurfa’da dünyaya geldi. Geçimini toprak işleyerek sağlayan ve “Benim sadık yarim kara topraktır” türküsüyle çapa vuran babası Mehmet Akbaş, yıllar sonra Müslüm Gürses’e hayatının en büyük trajedisini verecekti. Müslüm doğduktan üç yıl sonra Adana’ya göçen ailenin ihtiyaçları karşılanamayınca düğünlerde bağlama çalmaya başlayan Mehmet Akbaş, müzisyenlik tarafını göstermeyi istemezdi. Oysa oğlu Müslüm, bu tutkuya karşı koymak yerine o tutkudan sanat devşirecekti. Bizzat tozun içinden çıkarıp aldığı, milyonlara ulaşan tartışmalı bir sanat…

Bir çay bahçesinde düzenlenen yarışmaya katılacağını öğrenen babası, gece uyurken oğlunun saçlarını kesti ve Müslüm ise sabahına babasına inat saçlarının hepsini kestirip yarışmaya gitti. Kazandı… Sonraları geçimini terzilik yaparak sağlayan Müslüm, gazinoda bağlama çalan bir arkadaşının davetiyle ilk kez sahneye çıktı. Hastalanan kişinin yerine sahne alan Müslüm, o gece gazino sahibi tarafından sahnenin kralı ilan edildi. Böylece Müslüm Gürses’in yaşamı küçük bir tesadüfle değişti.
Tutkusunun peşinden giden ve sonunda saadet günlerini yakalamaya başlayan Müslüm, büyük bir trajediyle karşı karşıya kalmıştı. Babası annesini öldürdü. Birbirini takip eden süreç sonunda kardeşi Ahmet’i de kaybetmişti. Trajedi bir kar topu gibi büyüyordu. İşte her şey burada başladı. Bütün bu trajediler Müslüm’ün Müslüm Baba olmasının ardında yatan ve yaratma motivasyonunu sağlayan en önemli şeylerdendi. Kendini dışarıya kapatan ve tamamen müziğiyle ilgilenen Müslüm Baba, 1978 yılında çok ciddi bir trafik kazası geçirdi. Öldü sanılıp morga kaldırılan Müslüm Baba’ya, hâlâ nefes aldığının şans eseri fark edilmesiyle acil müdahale edildi. Yaşamın kıyısından öteye geçmiş ve geri gelmişti. Işık arayışı ise hiç bitmemişti. İşte belki de bu yüzden filmlerini hayranlıkla izlediği Muhterem Nur, hayatının ışığı olacaktı. 1986 yılında evlenen ikili, Müslüm Baba’nın 2013 yılında aramızdan ayrılışana kadar beraberdi.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

MÜSLÜM GÜRSESⓂ️ (@muslumbabamuzik)’in paylaştığı bir gönderi ()

1967’de TRT-Adana-Çukurova Radyosu’nda türküler söyleyen Müslüm Baba, 1968 yılında ilk
45’liklerini piyasaya çıkarmaya başladı. Orada Müslüm Akbaş yerine Müslüm Gürses ismi verilen sanatçı yeteneğini herkese göstermeye başlamıştı. 1975 yılında Müslüm Gürses adında ilk albümünü yayınladı. Tartışmalı izleyici kitlesiyle beraber, sanatının hüzne sevk ettiği eleştirileriyle karşılaşan Müslüm Gürses bu durumla ilgili olarak ”İnsanın hayatında neşenin yeri olduğu kadar hüznün de yeri olacaktır” görüşünü savundu.
Müslüm Baba, korkularla edinilmiş ön yargıları önemsemeden işini yapmaya devam etti. Bob Dylan’dan David Bowie’ye, Garbage’dan Björk’e kadar birçok sanatçının bestesini yorumladığı Aşk Tesadüfleri Sever (2006) albümünde ise Murathan Mungan ile birlikte çalıştı, büyük ses getirdi.
Müslüm Gürses’in gidişi bizlere ‘hasret rüzgarları çok erken esti’ sözlerini hatırlatıyor. Tozun içinden çekip aldığı sanatının kıymetini gün geçtikçe daha iyi anlıyoruz. Sevgi ve saygıyla, iyi ki varsın Müslüm Baba…