Oturduğun yerden düm tek tek: Cajon

cajon müzik aleti

Peru, askeri darbeler ve yoksulluk ile anılan bir Güney Amerika ülkesi. Ancak tüm bunlar bir yana, müzik dünyasına kazandırdıkları bir perküsyon aleti var ki… Basit olduğu kadar etkili! Peru müzik dünyasına cajonu kazandırdı. Etimolojik olarak cajon İspanyolca’da kutu, çekmece anlamına gelmekte. Cajonun tarihi İspanyol koloni döneminde Peru başta olmak üzere Küba ve diğer Karayip ülkelerine uzanmakta.

Enstruman, İspanyol Koloni İmparatorluğu himayesindeki köleler tarafından Peru kıyılarında keşfedildi. Köleler, toplanan meyvelerin nakliyesinde yaygın olarak kullanılan ahşap kasaları müzik aleti haline getirdiler. Cajon, böylece Afrika Kıtası’ndaki geleneksel davulların yerini almaya başladı. Bu süre zarfında kölelerin müzik aleti çalmasına izin verilmedi. Hatta yakalanırlarsa cezalandırılıyorlardı. Köleler cajonların üstüne oturarak o dönem yasaklı olan bu müzik aletini gizlediler. 1850’lerde davul gibi olan bu küçük kutunun popülaritesi dünyaya yayılmaya başladı.

LATİNLERE KATKI

Cajonun batıdaki bilinirliğinin gözle görülür artışı İspanyol flamenko gitaristi Paco De Lucia‘nın keşfiyle başladı. Lucia, 1978’de Peru’ya yaptığı bir ziyarette çalgının ritmik olanaklarından etkilendikten sonra kendi müziğinde kullanmak üzere İspanya’ya bir cajon getirdi. Enstrümanı ilk defa Madrid’deki Caso De Campo Parkı’nın tiyatrosunda kullandı. Böylece cajon müzik piyasasında ilgi çekici ve batıda tanınır hale geldi. Paco De Lucia’nın başarılı albümü Entre Dos Aguas‘ın kalitesine cajonun katkısı oldukça fazla.

ELVIS’TEN PAUL’A

Cajon çalma konusunda virtüöz denilebilecek iki müzisyen var. Rubem Damtas bunlardan biri. Paco De Lucia ile birlikte çalıştığı için cajon çalanlar arasında en çok tanınan isimlerden biri. 1976’da Madrid’e geldi ve Eddie Louis, Christian Escoudé, Dusty ve Paco Serry gibi sanatçılarla da çalıştı. Paco de Lucia bir gün Damtas’a birlikte çalışmayı teklif etti ve perküsyon dünyasını flamenko müziğine ilk tanıtan o oldu. Gezilerinden birinde Rubem, geleneksel Peru cajonunu keşfetti ve grubun “Solo quiero caminar” yorumu sırasında aynı gece konsere dahil etmeye karar verdi. O günden itibaren cajon, flemenko müziğinin temelini oluşturuyordu ve popülerliği oradan diğer müzik türlerine yayılmaya başladı.

Bu konuda bir diğer isim de 1944 yılında doğan Alex Acuna. Elvis Presley, Paul McCartney, Chick Corea, Herbie Hancock ve Carlos Santana gibi dünyanın önde gelen müzisyenleriyle birlikte çaldı. Ayrıca Berklee Müzik Koleji’nde eğitimci olarak çalıştı. Elvis ile çalışmalarının ardından cazfüzyon grubundaki Weather Report’a katıldı ve Kaliforniya’da başarılı bir perküsyoncu oldu. Alex, Modern Drummer’ın okuyucu anketi tarafından En İyi Latin Perküsyoncu seçildi. Cajon, birçok uluslarası ve ulusal kurum ve ülke tarafından koruma altına alındı. Peru Ulusal Kültür Enstitüsü tarafından Ulusal Miras ilan edilen cajonu 2014 yılında, Amerikan Devletleri Örgütü de tüm Amerika bölgeleri için Peru enstrümanı ilan etti.

1850

16. yüzyılın sonlarından bu yana kullanılan enstrüman 1850’li yıllarda popüler oldu.

2001

2001 yılında, cajon, Peru Ulusal Kültür Enstitüsü tarafından ulusal miras ilan edildi.