Tehlikenin farkında mısınız: Playlist bağımlılığı

Ece ULUSUM
eulusum@hayhuy.co

Dünden kalma bir sabaha uyandığınızda yapacağınız ilk şey ne olur? Soğuk bir duş, güçlü bir kahvaltı, bol mineralli bir içecek, en yakın arkadaşınızı aramak… Bugünlerde çoğumuz, gözlerimizi açtığımız an telefonumuzu elimize alıp favori müzik uygulamamızdan envaiçeşit ruh halimiz için tetikte bekleyen listelerden birini açıp ‘karışık çal’ seçeneğine tıklıyoruz. Evet, biz modern dünyanın insanlarıyız ve çalma listelerinin bağımlısıyız. Hatta öylesine benimsiyoruz ki fotoğraf ve isim bile koyuyoruz. Anlık hevesten ibaret bu benimsemeler, anlık yemek zevki gibi. Fast-food gibi tüketip atıyoruz ve sonunda playlist obezi olup çıkıyoruz.

via GIPHY

ÖNCE MÜZİK BAĞIMLILIĞI
Playlist bağımlılığından bahsetmeden önce kısaca temel bağımlılığımızdan bahsetmek daha doğru olur: Müzik. Bizi ruhen ya da fiziksel olarak harekete geçiren sesler kulağımızdan girince beynimizde dopamin salgılanıyor. Hani şu bir şeyleri harekete geçiren ve bağımlılık etkisi olan hormon. Tabii bunun da 21’inci yüzyıla kadar bir adabı vardı, sevdiğimiz şarkıcının beklediğimiz albümünü heyecanla alır, koleksiyon bütünlüğündeki on küsur parçayı sırasıyla dinlerdik, sabırla. Ancak 90’lı yıllarda şarkıcılar hitlerinden oluşan kopuk listeleri albüm diye satmaya başlayınca biz tüketiciler özgürce kendi listemizi hazırlama hevesine kapıldık. Napster gibi illegal streaming platformları ve ardından 21’inci yüzyılın hemen başında Apple’ın iTunes çıkışıyla tek bir parça için bir albüme 13 dolar vermektense en sevdiğimiz 13 parçayla bir liste oluşturmak için şarkının tanesine 1 dolar vermek daha çekici geldi. O zamanlara kadar radyo programcısı ya da DJ değilseniz özel liste bir hayaldi. Birdenbire dünyanın en kolay ulaşılabilen şeylerinden olmuştu, kimi arkadaşımın 16, kimisinin 23 tane listesi vardı.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Spotify (@spotify)’in paylaştığı bir gönderi ()

KULLAN AT YOLU
Ancak kolay ulaşılan, kolay gider oldu. Bir şarkının yaşam döngüsünde iki halka mevcut. Biri, şarkıyı duyduğunuzda sizinle büyümesi yani beynin ödül mekanizması daha önce duyulmuş bir şeyi dinlerken daha aktif çalışıyor. İkincisiyse müziğin büyük engellemeyle ilgili olarak eski olduğu zaman. Beyin tanıdık bir uyaranla karşılaşınca yeniden yapılandırmak yerine önceki deneyimlerden elde edilen belleğe dayanıyor. Mehmet Tez ise “Spotify’da odaklanmamız gereken en önemli veri dinlenme oranları değil playlist’lere eklenme oranlarıdır. Spotify’da en fazla albümler değil listeler dinleniyor. Bunlar ya editörlerce hazırlanıyor ya algoritmalar tarafından öneriliyor veya kişiler tarafında kendi profilleri altında farklı amaçlara uygun olarak yaratılıyor. Liste öne çıkınca bir diğer önemli konu da listelere uygunluk oluyor. Bu kavram müziğe stream sonrası giren bir kavram sayılabilir. Yani çok takipçisi olan listelere şarkı sokabilmek önemli bir tanıtım. Bu listelere girebilmek için ister istemez bu listelere uygun nitelikte şarkılar hazırlandığı yolunda haberler var. Milyonlarca takipçili bir listeye o hafta yeni eklenen bir şarkınızın, albüm tanıtımınıza ne kadar katkıda bulunacağını hayal edebilirsiniz” şeklinde görüş belirtiyor.

2.800.000
2015’in başlarında, SpotIfy, kullanıcılarının, bu koleksiyonlar arasında en popüler parça olan Ed Sheeran’ın ThInkIng Out Loud’u ile, 2.8 milyondan fazla uyku temalı çalma listesi hazırladığını söyledi.

KEŞFET‘ ALDATMACASI
Deezer, İngiltere’de bin kişiye müzik seçimlerini ve dinleme alışkanlıklarını sordu. Yüzde 60 aynı şarkıları tekrar tekrar dinlediklerini, yüzde 25 yeni müzik denemediğini söyledi. Sonuçlara göre yeni müzik keşfetmenin zirve yaşı 24. Bu kişilerin yüzde 75’i haftada en az 10 yeni parça dinlediklerini, yüzde 64’ü ise her ay 5 yeni sanatçı bulduklarını söyledi. Ancak görünüşe göre insanların müzik akımlarına ayak uydurma becerisi, bu yaştan sonra azalıyor. Anketin ortaya çıkardığı sebeplerden bazıları; yüzde 19 için mevcut seçim miktarı bunaltıcı olması, yüzde 16 için işlerinin emek istemesi ve yüzde 11 için çocuklarına bakmak. Yani yüzde 47 için sebep, ilgi eksikliği değil. Bir zamanlar Spotify’da içerik üzerine çalışan George Ergatoudis, ana kitlenin keşfetmek ya da geri dönüş için rehbere ihtiyaç duyduğunu, bu işlevi de listelerin yerine getirdiğini söylüyor “Genellikle remiksleri ve akustik sürümleri yayınlarız.” Zaten Spotify kendine özel şarkı besteletmek ve tema listelerinde bazı şarkıların orijinallerini kullanmak yerine cover’larına yer vermekle suçlanıyor. Kendince arama tarama metotları geliştirmeye meraklı biri değilseniz ya da mesleğiniz yeni müzik keşfetmek falan değilse sizin için müzik dinlemek Spotify’ın ya da Apple’ın önerdiklerini kabullenmek demek. Mesela beğeneceğiniz müzik önerilerini dinlediğinizde algoritma bunu not ediyor ve size aynısından daha fazla önermeye başlıyor. Bu sarmala girince keşif imkanınız azalıyor. Aynı şeyleri dinliyorsunuz.

159.000.000
SpotIfy’ın 159 milyon aktif kullanıcısı ve 71 milyon aylık abonesi bulunmaktadır.

İSRAF
Geçen yılın başında Spotify’daki liste sayısı 2 milyarın üzerindeydi. Her gün oluşturulan ya da edit’lenen liste sayısı ise 5 milyon. Spotify arşivinde 2016 itibariyle bir bile dinlenmemiş şarkı sayısı tam 4 milyon! Bugün hayatınızda değişik bir şey yapıp hiç dinlenmemiş şarkıları dinlemek iyi bir alternatif olabilir… İnsanlar çalma listelerinin hayranı olduklarında artık müziğin hayranı olmayacaklar mı? Spotify çalma listelerine ilginin arttığını bildirdi “Burada, her bir dinleyicinin haftada yayınladığı sanatçı sayısı olarak tanımlanan müzik çeşitliliğinde bir patlama görüyoruz” yani yaklaşık yüzde 40 artış var.

via GIPHY

 

İKİNCİ CAMBRIDGE SKANDALI
Müzikle kişisel anlarımız veri noktalarına dönüştürülüyor. Bu şirketler için kazançlı, tüketiciler için duygusal olarak maliyetli. Birinin psikopat olup olmadığını öğrenmek isterseniz onlara en sevdikleri şarkının ne olduğunu sorun. Geçen yıl New York Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, Eminem’in Lose Yourself ve Justin Bieber’ın What Do You Mean‘ini dinleyenler yüksek puan aldı. Spotify akış verilerini analiz ederek kamuoyunu giderek daha fazla ölçtüğünü söyledi. İyi yanı da var tabii, bir F1 pilotunun antrenmanda neler dinlediğini merak ediyorsanız Daniel Ricciardo’nun playlist’i yayında!

Çok endişeleniyorsanız, derginin Şubat sayısının 29’uncu sayfasında playlist obezi olup olmadığınızı göreceğiniz teste bakın yalnız sakın ruhunuzu müziksiz bırakıp anoreksi olmayın! Ha bir de lisztomania diye bir yalan tutturmuş gidiyor, biz düzeltelim. Kavramın karşılığı liste ya da müzik bağımlılığı falan değil, 19’uncu yüzyıldan Macar bir besteciye olan hayranlıkla ilgili, tıpkı Belieber’lar gibi. Maalesef Liszt de anlam kaymasını uğrayıp unutuldu gitti.