Pop müziğin dönüm noktası nedir?

Arda AŞIK

2000’lerin Limewire’ında bir Justin Timberlake, bir Rihanna’nın popülerliği almış başını giderken; eski nesilin dilinden The Beach Boys düşmüyordu. Modern çağın dayattığı fast-food ayarındaki parçaları tüketen 2000’ler gençliği, sahil çocuklarına önyargılı yaklaşıyordu. Lakin araştırınca farkettik ki müzik camiasının önemli bir bölümü 1960’lı yıllarda pop müziğin dönüm noktası olduğunu belirtiyor. The Guardian ise bununla ilgili bir makale hazırlamış, bu dönüm noktasını 1966’ya sığdırıp, baş aktörleri üçe ayırmış.
Biz eskiye önyargılı yaklaşanlar, şöyle bir #Spotify’dan California Girls parçasına tıkladığımızda bu grubun, Amerikan rüyasının plajlarıyla meşhur batı yakasına açılan bir kapı olduğunu hissetmemiz işten bile değil. Grubu 60’ların yıldızlarından biri yapan albümüyse harmoni ve prodüksiyon tekniklerindeki devrimi ve birbirlerini izleyen bir bütünlük içindeki parçalarıyla, ilk konsept albüm olarak anılan 1966 yılından Pet Sounds.

DİĞER GRUP

John Lennon’ın, gelmiş geçmiş en iyi albüm olarak tanımladığı Pet Sounds’ın yanı sıra, grubun bel kemiği Brian Wilson’la, Sgt Pepper’s Lonely Hearts Club Band albümünü yapmalarında The Beach Boys’un olmazsa olmaz olduğunu söyleyen Paul McCartney’in grubu Beatles arasında tatlı bir rekabet vardı. Beatles’ın 66’nın haziran sıcağında yayınladığı Paper Backwriter’ın B tarafındaki tekli Rain, grubun müzikal yönünde gerçekleşecek radikal değişikliğin sinyalcisiydi. John Lennon’ın LSD ile ilişkisinden doğan çocuk, metaforlu dili ve zengin dokusuyla halüsinasyonel bir havaya sahipti. Bu çocuk ise aynı yılın ağustosunda yayınlanan albüm Revolver’ı müjdeler nitelikteydi. Bu albüm her şeyi değiştirdi; pop müziğin yerini tekliden albüme taşıdı ve yaratıcılıkta eşsiz bir dönüm noktası başlatarak yeni bir çağı duyurdu.

2 MİLYON Bob Dylan’ı Blonde on Blonde albümü 2 milyon satışla Multi-Platinium unvanına sahip.

TEK TABANCA

1966 yılını yıl eden bir diğer isim ise herhangi bir gruba değil, Amerikalı münferit bir sanatçıya ait: Bob Dylan. Folk müzik sanatçısı olarak anılan Dylan, 1960’ların tam ortasında folktan folk-rock pop müzisyenliğine kaymaya başladı. 1965’te çıkardığı Like a Rolling Stone teklisi, bir pop parçasının nasıl olabileceğine dair düşünceleri değiştirdi. 1966 yılında yayınladığı Blonde on Blonde albümünden sonra zamanının Los Angeles Times gazetesinden rock eleştirmeni Pete Johnson, sanatçıyı ‘Pop ve folk şarkılarının harikulade dokunaklı yazarı’ olarak tanımladı. Albüm, Absolutely Sweet Marie’ye kadar melankolik bir havada geçiyor ardından daha eğlenceli bir pop tarafına kayıyor. Bob Dylan ise Blonde on Blonde’un yayınlanmasından 12 yıl sonra Playboy’a verdiği röportajda, albümü ‘kendi özel sesi’ olarak nitelendiriyor. Kafasındaki duyduğu seslere en yakın olanların Blonde on Blonde’daki bantlarda bulunduğunu söylüyor, bunların çağrıştırdığını ise “O denli ince, vahşi, metalik ve parlak altın” olarak tanımlıyor. Albümün 4’üncü tarafında bulunan Sad Eyed Lady of the Lowlands parçasına, 10 yıl aradan sonra, Desire albümünde, aldattığı aşkı Sara’ya, bizzat onun adını verdiği şarkıda gönderme yapıyor: “Chelsea Hotel’de günlerce sabahlıyordum, Senin için, Sad-Eyed Lady of the Lowlands’i yazıyordum.”

Selçuk Alagöz Orkestrası

TÜRKİYE’DE GELİŞME DÖNEMİ

Batı dünyası tüm bu gelişmeleri yaşarken bizdeki durumu, müzik yazarı Naim Dilmener anlatıyor. Plağı yayınlanmış ilk pop şarkımızın 1961’de İlham Gencer’den Bak Bir Varmış Bir Yokmuş olduğunu belirten #Dilmener, İlham Gencer ülkemizde de çalışmaların gayet iyi durumda olduğunu söylüyor hatta o dönemi bizim açımızdan gelişme dönemi olarak tanımlıyor. Henüz bu topraklar için yeni bir müzikal türmüş #pop ve müzisyenler kulakları alıştırmakla meşgullermiş daha çok. “Bir yanda Selçuk Alagöz Orkestrası, Şerif Yüzbaşıoğlu Orkestrası, Silüetler, Mavi Işıklar gibi gruplar, bir yanda Tülay German, Erol Büyükburç, Gönül Turgut, Ayla Dikmen ve Ay-Feri gibi yıldızlar sayesinde pop epeyce mesafe kaydetmişti. Sonradan pop müziğe katılacak Ayten Alpman ve Rüçhan Çamay gibi isimler de işin caz kısmını yükseltmekteydiler” diyen Dilmener bir yanlışın da altını çiziyor: “Hafif müzik gerçek bir tanımlama değildir, günümüzde iyice çakma duruyor” diyor. Dönemin pop şarkıcılarını ise başta Erol Büyükburç olmak üzere; Alpay, Ajda Pekkan, Gönül Turgut, Ay-Feri, Tülay German, Ayla Dikmen, Tanju Okan, İlham Gencer, Ertan Anapa, Selçuk Ural, Özdemir Erdoğan, Ömür Göksel olarak sıralıyor.

700 SAAT The Beatles üyeleri stüdyoda Revolver albümü için 700 saat harcadı.

45 DAKİKA
The Beach Boys’un Pet Sounds albümünde yer alan God Only Knows, Tony Asher tarafından 45 dakikada yazıldı.