Sayfa sayfa caz

#Caz, öyle bir müzik türü ki hem #Afrika, #Amerika ve Batı müziği tınılarını içeriyor hem de kendi içinde onlarca türe ayrılıyor. Sebebi 1900’lerde, ırkçı tutumlar gösteren beyazlar dünyası ile kendilerine o dünyada yer edinmeye çalışan siyahların arasında gelişen bir müzik olması. Sokaklarda doğup büyüyen avam müziği caz, o zamanların aksine şimdi halkla biraz daha mesafeli ışıltılı mekanlarda duyuluyor. Bu ve birçok gerçek hikayeyi yazar ve müzik eleştirmeni Sidney Finkelstein’ın kitabı Bir Halkın Müziği: Caz ve Joachim E. Berendt’in Caz Kitabı’nda bulabilirsiniz. Üstelik toplumsal olaylarla müziğin ilişkisini de görebilirsiniz. Bir diğer kitap Dost Kitabevi’nden çıkan Tarih Boyunca Caz. Yazarı Frank Bergerot günümüze daha yakın örneklere başvurmuş.

ABD’den bizim yörelere uzanırsak… Yurt dışında ayağı olanları ve yakınlarına plak getirenleri saymazsak 1949’da İstanbul Radyosu sayesinde tanışıyoruz cazla. Sonra dalga dalga büyüyor ve bir nevi salon müziğine dönüşüyor. Caz müzik hakkında yazılan ilk yerli kitapsa 1958’de İlhan K. Mimaroğlu’nun yazdığı Caz Sanatı. Kongo’dan New Orleans’a uzun bir yolculuğa çıkaran kitap bir de enstrümanları detaylıca anlatıyor. Hoşunuza giderse, kendini “Cazla aynı yaştayım” diye anlatan caz müzisyeni Cüneyt Sermet’in Cazın İçinden’ini de bir yere not edin. İşin mutfağına meraklıları Nail Yavuzoğlu’nun yazdığı Caz Müziğinde Akor Dizileri’ni alabilir. Yavuzoğlu kitapta melodinin bizzat kendisini ve ritmik yapısını yazmış.

MILES DAVIS, LOUIS ARMSTRONG, ELLA FITZGERALD…

Bir müziği anlamanın diğer yolunun da müzisyenlerini tanımaktan geçtiğine inanırız. Hatırlayın Oscarlı Whiplash filmini, bir caz müzisyeninin başarıya ulaşmak için çabasını anlatıyor. Dinlerken eğlendiğimiz müziğin ardında neler döndüğünü gösteren film gerçeği bire bir yansıtıyor. Filmi sevenler efsane caz trompetçisi ve besteci Miles Davis’in kendi adını taşıyan otobiyografisini de okumalı. Davis kitaba Charlie Parker ile Dizzy Gillespie’yi canlı dinlediği anı anlatarak başlıyor: “O müzik içime işlemişti moruk. Müzik kanıma girmişti ve duymak istediğim tek şeydi. O orkestranın çalış şekli duymak istediğim her şeydi. Müthişti. Ve ben çıkıp onlarla çalıyordum…” Avi Pardo çevirisiyle Encore’dan çıkan kitabı caz sevmeyen de okumalı. Çünkü kitapta sadece müzik yok, zor bir dünyada yeteneğiyle ün kazanan bir adamın şöhretle sınavı ele alınıyor. Film tadında… Size Türkçe’ye kazandırılmış diğer otobiyografi ve biyografileri sıralamak isterdim ama maalesef yapamıyorum. Şu 3 #biyografi çıksa hiç kaçırmam: Louis Armstrong: Master of Modernism, Ella Fitzgerald: A Biography of the First Lady of Jazz ve Art Blakey: Jazz Messenger. #Amazon’dan sipariş edebilirsiniz. Üç üstadın müzik ve özel hayatı…Romandan başka kitap okuyamam diyenlere de E.L. Doctorow’un Ragtime’ı yani Caz Dönemi… Amerikalı olmak isteyen göçmenlerin hikayesini anlatıyor. Hem olayın geçtiği tarih hem de tempolu anlatımıyla tam caz dönemi.