Streaming çevre için kötü mü?

Çevreye verdiğimiz hasar, çok düşünülen bir konu. Tüm dünyada günlük yaşamdan büyük fabrikalara her alanda çözümler üretiliyor son yıllarda. Müzik endüstrisi de payını almalıydı elbette. Oslo Üniversitesi’nden Profesör Kyle Devine’ın çalışması tam da buna yönelik. Profesör, müzik dinleme alışkanlıklarının çevreye etkisini plaklardan cloud server’lara tüm gelişimi boyunca incelemiş.

Sonuç şöyle, 2000’lerin başında fiziksel kayıtların üretimi için 61 milyon kilogram plastik kullanılırken bu rakam 2016’da 8 milyon’a kadar düşmüş. Güzel haber! Madalyonun diğer yüzü de var ama, müziğin dijital olarak yayınlanmasını sağlayan cihazların ürettiği sera gazı miktarı aynı sürede 157 milyon kilogramdan 350 milyona kadar yükselmiş. Farkına varanlar çalışmalara başladı. Spotify 2017’de ilk halka açık sürdürebilirlik raporunu yayınladı ve server’larını Google Cloud Platform’a taşıyarak karbon ayak izini azaltma sözü verdi. 2018 raporuna göre 7 server’ından 6 tanesi platforma taşınmış ve karbon ayak izi neredeyse 1.500 ton azalmış. Sonuncusunun da 2019 sonuna kadar taşınması bekleniyor. Rapora göre bu işlemin sonunda Spotify’ın karbon izi sıfır olacak.

Diğer platformlar da farklı değil. SoundCloud Amazon Web server’larında çalışıyor, kendi platformları Amazon Music de öyle. Apple ise Apple Music, iTunes ve Beats 1 Radio’yu kendi server’larında tutuyor. İki şirket de yenilenebilir enerjiye yatırım yapıyor. Amazon CEO’su Jeff Bezos, Mart ayında 2019 sonuna kadar halka açık ilk raporlarını yayınlayacağını söylemişti. Apple bu konuda daha şeffaf, 2018’de yayınlanan raporda tüm elektrik tüketimlerinden kaynaklı karbon ayak izlerini sıfırlamaya çok yakın olduğunu iddia ettiler.

Burada satır aralarını okumak gerek. Google, Apple ya da Amazon, cloud server’lar da tamamen yenilenebilir enerjiyle çalışmıyor, üstelik bu enerji kaynakları ile ilgili tartışmalar da bitmiş değil. Ayrıca Wired’dan Nicole Kobie’nin haberine göre, karbon ayak izi ve temiz enerji sertifikalarının güvenilirliği tartışmalı olabiliyor, zira bu sertifikalar teknoloji şirketleri fosil yakıtla üretilen ana şebeke enerjisini hâlâ kullanırken de verildi. Server’ların çok hızlı genişlemesinden dolayı data merkezlerinin yeşil enerjiye geçişinin asla mümkün olamayacağını söyleyenler de var. Fiziksel baskı albümleri alsak çevre için daha mı iyi acaba?