Sonbaharda Teknoloji

Timur AKKURT
Tekno Safari

Eylül ayının başında Berlin’de düzenlenen IFA‘ya gittim. CES’den sonra dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarı. BSH Türkiye davetlisi olarak katıldığım fuarda, ev için geliştirilen son teknoloji ürünleri deneyimleme şansım oldu. Mobil dünya, en hızlı tüketiciyle buluşan yüksek teknoloji. Ancak ev elektroniği de akıllı teknolojilerle ciddi bir atak yapmış görünüyor. Mobil dünyayla ilgili önemli gelişmeler oldu, ondan da bahsedeceğim.

Önce ceplerimiz ardından otomobillerimiz ve son olarak evlerimiz akıllandı. Son bir adım kaldı ki bu mihenk taşı olacak bir dönemin başlangıcı. 5G teknolojisiyle tüm ekosistem aktive olacak. Birbiriyle kısıtlı oranda haberleşen dünya tam etkileşime geçecek. 2020’den sonra bunu daha çok hissedeceğiz. Evlerin akıllanmasını lambaların açılıp kapanması olarak artık düşünmeyin. Mutfağınızdaki sıradan görünümlü davlumbazın bile artık farklı görevleri var. Evinizdeki havanın kalitesini yükseltebiliyor. Alerjik etkileri olan partikülleri hissettiğinde devreye girerek daha konforlu bir solunum için kendi kararıyla çalışıyor. Hava normal değerlere indiğinde kapanıyor. Bu şimdilik daha çok açık mutfaklı alanlarda iş yapar ya da sadece mutfağınızın havasını temizleyebilir ama tüm evin havasını temizlediği günler de bence fazla uzak değil. Klima kardeşiyle haberleşip buna kendileri karar vereceklerdir.

Yemek yapmayı bilmeyenler için de işler iyi gidiyor. Akıllı tencere ve fırın neredeyse yemeğinizi önünüze servis edecek. O seviyede geliştiler! Üstelik bu gelişmeler öyle standart formlar üzerinden değil. Eğer yemek yapmayı iyi bilen ve kendi tarzı olan biriyseniz de işinize çok yarayacak. Nasıl mı? Yemek pişirme tarzınızı öğrenen yapay zekayla kendini size göre geliştiriyorlar. Annem sağ olsaydı ve bu teknolojiye sahip olsaydım ilk işim annemin tarzını bu akıllı yemek yapıcılara öğretmek olurdu. Böylece hâlâ anne yemekleri yiyebiliyor olurduk. Bu arada haksızlık etmeyeyim, eşim Şenay ve kayınvalidem Nihal annem de harika yemekler yapıyor. Bu konuda çok şanslıyım. Bunlar mutfak gelişmeleriydi.

Bir de evde bitki yetiştirme cihazları gördüm ki onlara bayıldım. Bosch’un geliştirdiği bu makineler harika. Geçen yıl çok prototip hallerini görmüştüm. Bu yıl piyasaya çıkacak seviyeye gelişmişler. Özellikle yoğun çalışan ve seyahat edenler için inanılmaz makineler. Bu cihazlar sadece süs bitkileri yetiştirmiyor. Maydanoz, roka, domates gibi yenilebilir mahsul alabileceğiniz bitkileri de yetiştiriyor. Kahve kapsüllerine benzeyen kapsülleri var. Sağlığa zararlı değil. Tabii kaçak yollardan üretilenleri bilemem. Orijinal kapsül tercih edilmesi önemli. Yani artık çocuğunuzu, “Komşunuzdan fazla roka kapsülünüz varsa annem rica ediyor” dediği günleri pek uzak değil.

Buzdolapları ilk akıllanan beyaz eşyalarımızdandı. Onlar da epey yol almış. İçlerine yerleştirilen kameralara uzaktan bağlanıp eve alışveriş yaparken neyin eksik olduğunu görebilirsiniz ya da “Ne uğraşacağım, eksikleri o sipariş etsin” diyebilirsiniz. Evet, gördüğünüz gibi evlerimiz teknolojik olarak şenlenecek gibi gözüküyor. Gelelim Apple’a.

Apple’ı sevenler ve sevmeyenler olarak iki grup var. Ben seven taraftayım. Bu yazımı bile iPad Pro ile yazıyorum. Kurduğu ekosistem cihazlar arası stabilite ve performans benim gibi mobil yaşayan biri için çok değerli. Bu arada yanlış anlaşılmak istemem, Android cihazlar da kullanıyorum. Zaten mesleğim gereği tüm teknolojileri kullanmak, deneyimlenmek ve size gerçek düşüncelerimi söylemek görevim.

Apple lansmanı olduğunda meslektaşlarım ikiye bölündü. “Çok vasat bir lansmandı bu” gibi düşünenlere karşı “Apple en güçlü telefonunu duyurdu” diyenler… Lansmanın starı yeni iPhone 11 serisiydi, ancak asıl savaşın döndüğü eğlence dünyası kısmı çok önemli. Pek konuşan olmadı bu konuyu ama çok daha konuşulacak bir savaş başladı.

Dünyanın en ucuz eğlence dünyası duyurusunu yapan Apple, asıl yol haritasının duyurusunu yapmıştı. Netflix, Disney, Amazon Prime gibi devlerin yanına öyle rekabetçi bir fiyatla selam verdi ki! Üstelik diğerlerinin sahip olmadığı donanım gücüyle bunları çok hızlı bir şekilde müşterilerinin elinin altına getirdi. Çok acımasız ve geleceği olan bir alanda para konuşacaktır. Dünyanın likit parası en büyük şirketlerinden biri olan Apple herkesle rekabet edecek bir güce ve akılcı içerik üretimiyle piyasayı ele geçirecek pek çok araca sahip. Ancak kendi hata yaparsa bu yolda kan kaybedebilir. Günün sonunda kârlı çıkansa biz tüketiciler. Rekabet ucuz ve kaliteli hizmeti getirecek hiç kuşkusuz. Burada kalite düşüren cezalandırılacak. Kim tarafından tabii ki bizler, tüketiciler…

Bu arada bir diğer önemli savaş oyun dünyasında çıkacak. Apple, Arcade’i duyurdu. Şimdilik çok gelişmiş bir içeriğe sahip değil ama bir yıl içerisinde büyük yol katledebilirler. Ekosistemi çok güçlü olduğu için kitlelere ulaşma sorunları yok. Çok iyi oyunlar çıkarırlarsa orada da işler kesin kızışır. Son bölümü en lezzetli kısma ayırdım. Tabii ki iPhone 11. iOS 13 ile birlikte güçlendirilmiş bir cihaz olmuş. Özellikle kamera sistemi hem donanımsal hem de yazılımsal olarak yıllardır beklenen özelliklerle donatılmış. Apple’ın en büyük özelliği bir şey gerçekten istediği performansa ulaşmıyorsa ürünlerine eklemiyor. Gece modu mesela Huawei ve Samsung’dan epey sonra iPhone cihazlara geldi. Kamera sistemi geliştirilmiş. Özellikle zoom yaptığınızda lensler arası geçişi minimuma indirmeleri çok şık olmuş. Daha anlatılacak pek çok özelliği var ancak ürünü henüz kullanmaya başlamadığım için şimdilik yazımı toparlayayım.

Gelecek ay deneyimlemiş olacağım için size çok daha geniş özelliklerini anlatabilirim. Bu arada fiyat konusu henüz belli değil. Yüksek fiyatlar şahane vergilerimizden kaynaklı biliyorsunuz. Gerek Samsung gerek Huawei telefonlarda fiyatlarını aşağı çekmeye çalışıyor. Bu arada Apple’da geçen yıl çıkardığı iPhone’lardan daha uygun fiyatlara bu yıl yeni seriyi piyasaya sürdü. Pahalılık her yerde sıkıntı anlayacağınız. Gelecek ay pek çok farklı teknolojik deneyimle karşınızda olacağım, güzel bir sonbahar geçirmenizi dilerim.