Türkiye’de müzik dergisi olmak

İnsanlar müzik olmadan uzun yolculuklara tahammül edemiyor, hatta kendileriyle başbaşa kaldığı zamanların çoğunu da müzikle geçiriyor. Dijital platformlara abone olup tarzına ve mood’una uygun listeler yapmak için saatler, günler harcıyor. Alışkanlıklar da zaman geçtikçe gelişiyor ve bütçe artıyor. Dinleyiciler, en iyi müzik sistemleri, kulaklıklar, uygulamalar ve hoparlörlerin son modelleri için kredi kartlarını, düşünmeden kasiyere uzatıyor. Bu tutku kendini sinema sektöründe de gösteriyor; son yıllarda yapımcılar, daha önce hiç olmadığı kadar müzik dünyasından hikayeler çıkarıyor, biyogra lmleri çekiyor. Dijital platformlar müzik belgeselleri ve dizileri yapıyor. Markalar kültür-sanat alanında en çok müziğe yatırım yapıyor. Müzik piyasası büyüyor da büyüyor; Pricewaterhouse Coopers’ın çalışmasına göre biletler ve sponsorluklarla beraber konser ekonomisinin yıllık büyüme oranı 2022’ye kadar yüzde 3,3 artarak canlı konser piyasasının 31 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor. Uluslararası Fonogram Endüstrisi Federasyonu’nun 2018 raporuna göre 176 milyon ücretli abonesiyle streaming gelirleri, yüzde 41,1 büyüme oranıyla en büyük gelir olma yolunda ilerliyor. Dünya çapında albümler bazında müzik piyasasının geliri 2017’de 17,3 milyar dolar oldu. İnsan sormadan edemiyor, “Bu büyüyen çığda derginin yeri yok mu?” Vikipedi’ye göre dünya üzerinde uzun yıllar basılı müzik içerikli yayın yapan dergilerin sayısı 500’ün üzerinde. Ancak ne yazık ki Türkiye’den bir dergi adı yok… Bugün müzik yayınları bir elin parmaklarını geçmiyor. Müzik bu kadar hayatımızın içindeyken, müzik yayıncılığı nasıl bu kadar geri planda kalabiliyor? Roll, Blue Jean, Jazz, Bilboard, Rock Kazanı gibi dergileri saha arda arayan ve döne döne okuyarak büyüyen biz ve bizim gibiler, Roll’un veda yazısındaki şu cümleyi her zaman anar: “Tenk yu şeytan! Bize Roll’u verdiğin için.” Bizler bu dergiyi hazırlarken içimize dert olan soruların peşine düştük: Neden efsane müzik dergileri, yayın hayatlarına devam edemedi? Müzik dergisinin yokluğu Türkiye için ne ifade ediyor? Hepimizin bir kri elbette vardı ancak kültür-sanat ve müzik piyasasının içinde olan uzman isimlerin kapısını çalıp bu konuyu danıştık.

Artemis Günebakanlı – MÜZİK YAZARI
“Tüm kültür-sanat üretimleri gibi müzik de içinde üretildiği toplumdan beslenir. Dolayısıyla müzik ve onunla ilişkili her şey, dokunduğu insanların hayata dair algısını etkiliyor. Bildiğimiz anlamda müzik dergisi, içeriğindeki müzik odaklı kir yazılarıyla dinlediğimiz şeye boyut katan, onu farklı biçimlerde algılamamızı sağlayan bir mecra. Basılı yayınlarla büyüyen kuşak için müzik zevkimizin büyük kısmını belirleyen şey müzik dergileri. Şu anda basılan müzik dergilerinin de arşiv değerini koruduğunu düşünüyorum.”

Aslan Özdemir – CRR KONSER SALONU GENEL SANAT YÖNETMENİ
“Pek çok sanatçımız belki de ilk eserlerini kendi alanlarında yayımcılık faaliyeti gösteren dergilerde yayınlama imkanı buldu. Bunu hep kıymetli görmüşümdür. O dergileri okuyarak, inceleyerek yeni ufuklar geliştirmiş ve yine ilk heyecanlarını o dergiler vasıtasıyla yenebilmişlerdir. Bu açıdan müzikle daha çok hem hâl olmak isteyen, müzisyen ya da müzik yazarı olmak isteyenler için müzik dergileri önemlidir. Bugün müzik en temel sanat dalı olarak gösterile gelmiştir. Bu kıymetli uğraşa yakışır bir derginin olması; beste, düzenleme ve konser açısından ve elbette sanatçılar açısından oldukça önemli. Bir sanatçı ve eseri bilindikçe daha geniş kitlelere ulaşıp daha da değer kazanır. Müziğin dinleyeni çok ancak ne yazık ki okuyanı az. Bunun dışında, içeriği basitleştirilmiş, muhteva yönünden kısır yayınların da çok çabuk kaybolduğunu görüyoruz. Kuşatıcı ve araştırmacı yayınların ömrü diğerlerine nispeten daha uzun olabiliyor.”

Ayşegül Turfan – POZİTİF GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“Müzik dergileri, müzisyenlerin ve müzik sektörünün analizi için önemli bir rol oynar. Her şeyin hızlı tüketildiği bir ortamda müzik, kültür sanatın farklı dallarının derinlemesine incelenmesine, bir anlamda hafızanın oluşturulmasına önayak olur. Sadece müzik dergileri değil, basılı yayınlar ya dijital ortamda devam etmeye çalışıyor ya yayınlanma sıklığını azaltıyor ya da maalesef kapanıyor. Türkiye’deki dergicilikle ilgili durumdan müzik ve kültür- sanat dergileri de etkilendi ve hatta en sert etkilenen sektörlerden biri oldu.”

Ayşe Bulutgil – İKSV MEDYA İLİŞKİLERİ DİREKTÖRÜ
“Müzik dergileri ve bu alanda içerik yaratan diğer yayınları dinleyicilerin olduğu kadar müzik profesyonellerinin de en önemli ve güncel başvuru kaynağı. İster basılı, ister dijital olsun, müzik dergileri sayesinde dünyada olup bitenleri takip edebiliyor, bilgilerinizi her daim güncel tutabiliyorsunuz. Türkiye’de uzun yıllar, özellikle 80’ler ve 90’larda irili ufaklı ama hepsi birbirinden değerli müzik dergileri yayımlandı. İnternetin, dijital dünyanın, sosyal medyanın henüz bu kadar kullanılmadığı ve önem kazanmadığı yıllarda, en büyük bilgi ve eğlence kaynağı müzik dergileriydi. Bazılarına yetiştim, bazılarını sondan yakaladım, bazılarının ise efsane hikayelerini dinledim. Blue Jean, Rock Kazanı, Hey, Billboard, Rolling Stone ve hâlâ eksikliğini hissettiğim Roll ve daha birçok dergi farklı sebeplerden yıllar içerisinde kapandı. Süreli yayın çok ciddi bir emek ve nansal kaynak gerektiriyor, dergilerin uzun ömürlü olmasının önüne en çok maddi engeller çıkıyor.”

Başar Patır – BURN MÜZİK VE KÜLTÜR PAZARLAMA UZMANI
“Ülke olarak maalesef ikonik dergi ve diğer yazılı basın materyallerine karşı da aidiyetimiz olmadığımızdan bu minvaldeki mecraların ömrü kısa. Dijital mecralar yazılı mecraların çok önüne geçti. Yazılı mecraların varlığını sürdürebilmesi imkansız. Dergiler daha çok belli semtlerdeki insanlar dekorasyon malzemesi olarak kullanıyor.”

Başak Yavuz – MÜZİSYEN
“Müzik dergileri, insanların haber alabilmeleri ve ana akım dışındaki müzisyenlerin bir yer bulabilmesi için çok önemli. Ancak ülkemizde ömürleri kısa, sanata yatırım çok yapılmıyor. Çağ, dijital bir çağ, insanlar müziği dijitalden dinliyor ve dijital dergilerden takip ediliyor.”

Bedia Ceylan Güzelce – YAZAR
“Kültür-sanat yayıncılığında dünyanın ve dahası kendimizin çok gerisindeyiz. Müziğimiz inanılmaz noktalara ulaştı, özellikle ana akıma alternatif olarak çıkan müzik üretimimiz dünyayla yarışır boyutta ama ne yazık ki birbirimizden, müziğimizden, müzisyenlerimizden bihaber durumdayız. Yayın mecraları var ancak yetersiz. Mevzu kültür sanatsa, ne kadar çok yayın yaparsak o kadar çok ses duyurabiliriz. Bu nedenle bir müzik dergisinin aramıza katılıyor olması heyecan verici. Dergiler bir yoksunluk hissinden, bir eksiklik duygusuyla ortaya çıkar. Zaman ilerledikçe siz yeni eksikleri görmekte yeterince başarılı değilseniz o dergi kitlesinin meraklarının gerisinde kalır ve maalesef unutulur. Kaliteli içerik, nitelikli iş her zaman bir yerlere ulaşır.”

Burcu Bulut – MENAJER
“Yıllar geçiyor, çağ değişiyor, gençlerin ve bizlerin beklentileri de değişiyor; ama bu beklentilerimizi karşılayacak dergiler artık yok! Blue Jean, Billboard gibi dergilerle büyüyen bir nesiliz. Şimdi kendi gibi olmayı beceren, samimi olacak bir müzik dergisine ihtiyacımız var.”

Buray – MÜZİSYEN
“Bir müzik dergisinde, eser dışında tüm kirleri, hakkında bilinmeyenleri okuyup öğrenebilirsiniz. Günümüzün müzik modasının güncel trendini yakalayıp, başka dinleyicilerin bakış açısını takip edebileceğimiz bir mecra sağlayan müzik dergileri, sektöre dair reklamlardan tutun, şehrin ve dünyanın sanatsal ilerleyişine dair bütün bilgileri size sunabilen çok önemli bir mecradır.”

Can Yılmaz – YAZAR
“Şöyle bir durum var ki ben müzisyen ve müzik otoritesi değilim. Ancak bir müziksever olarak şunu diyebilirim: Müzik dergileri elbette kültür-sanat dünyası için önemli bir araç. Ancak günümüzdeki hız, dergiler için yavaş kaldığından yeteri kadar uzun ömürlü olamıyorlar.”

Cem Yılmaz – AKTÖR – KOMEDYEN
“Müzik dergilerine ihtiyaç var. Müzik, icra etmesi çok kıymetli ancak okumasını yapınca da ayrı güzeldir. Tebrik ederim.”

Çağdaş Yaltı – RED BULL PAZARLAMA DİREKTÖRÜ
“Müzik dergileri gerek dünyada gerekse Türkiye’de müzisyenleri ‘ulaşılabilir’ kılan araçlardan biriydi. Yıllar boyunca müziğin gelişimine çok önemli katkılarda bulundular; yayınladıkları sayılarla hem okuyucuya hem de müzisyenlere önemli bir perspektif kazandırdılar. Bu nedenle özenle hazırlanan bir müzik dergisinin sektör için değeri yadsınamaz. Basıldıkları dönemde her sayısı fark yaratan işlerle dolu Billboard ve Blue Jean gibi yayınların sektörde yarattığı etkiyi bugün konuşuyorsak onların kalitesi şüphesiz tartışılmaz. Ancak tıpkı TV alışkanlıkları gibi okuma alışkanlıkları da değişti ve maliyet faktörü de göz önüne alındığında yayınların hayatını sürdürmesi maalesef çok zor bir hal aldı. Yine de yayın hayatına başlayan her yeni dergi bizi çok sevindiriyor.”

Derya Bigalı – AKBANK SANAT MÜDÜRÜ
“ABD’de Down Beat 1934, İngiltere’de Gramophone 1923’ten beri yayın hayatlarına devam ediyor. Okullarda verilen eğitim, klasik ve caz müziği destekler nitelikte. Hem Avrupa’da hem de ABD’de birçok okulun bandosu oldukça başarılı müzisyenlere sahip. Böyle bir altyapıya sahip olduğunuzda okur ve kurumlar ister istemez gelişiyor. Türkiye’deyse bu altyapı henüz yeterli seviyede değil ve bireysel olarak her geçen gün daha az merak ettiğimiz ve okuduğumuz işin bir diğer gerçeği. Müzik dergileri detayları dergiye konuk edilen portrelerin yaşantılarına, sanatlarına dair zengin ayrıntıları okurlara taşıyabilir. Şüphe yok ki bu gibi ayrıntılar sadece okuyucunun kültürel dünyasını zenginleştirmekle kalmayıp aynı zamanda yetişmekte olan sanatçılara farklı ilham kaynakları oluşturabilir.”

Deniz Kuzuoğlu – SALON İKSV DİREKTÖRÜ
“Birçok yayın organı ya kapandı ya da ücretsiz dağıtım şeklini seçti. Bu, müzik dinleme alışkanlıklarının da dijitale kaymasıyla ilgili bir durum. Dijital mecralarda aradığınız her şeye kolayca ulaşmanın sonucu olarak basılı dergilere olan ilgi azaldı. Tüm gençliğini yerli ve yabancı müzik dergileri okuyarak geçiren, yayın hayatını sürdüren dergileri alan biri olarak benim için en önemli tarafı dergiler sayesinde keşfettiğim sayısız müzisyenlerdir. İyi bir müzik dergisi sevdiğiniz bir sanatçıyla ilgili yazdığı bir yazıda veya yaptığı bir röportajda değindiği referans isimlerle size yepyeni isimler tanıtır. Hatta konu müziği de aşarak, edebiyat, film ve sanatın diğer dallarından size koca bir dünya sunar. Ayrıca basılı ya da dijital yayın organları var olmadığı sürece tam anlamıyla bir müzik endüstrisinden bahsetmek mümkün olmaz.”

Ece Seçkin – MÜZİSYEN
“Müzik dergilerinin özgün içerik hazırlamada yeri çok önemli. Kendi adıma ifade etmem gerekirse; kendimi, müziğimi ve üretimimi en prestijli şekilde ifade edebildiğim yerlerden birinin kültür-sanat ve müzik dergileri olduğunu düşünüyorum. Her yerden ulaşabildiğimiz standart bilgilerin dışında, okuyucunun müziğin her alanına farklı bir bakış açısıyla erişebilmesinin de çok önemli olduğu görüşündeyim. Bu anlamda müzik dergileri ve yazarları benim için çok kıymetli. Önceden keyifle okuduğum ve takip ettiğim kültür-sanat ve müzik dergileri vardı. Derginin yeni sayının çıkması için sabırsızlanırdık. Şimdi ise dijitalleşmeyle birlikte istediğiniz zaman internetten erişim sağlayabiliyorsunuz. Fakat dergiyi eline almak ve ona temas etmek çok daha farklı bir duygu. Dergi kültürü hiçbir zaman bitmeyecek sadece değişime adapte olunması gerektiğini düşünüyorum.”

Eda Solmaz – MÜZİK YAZARI
“Bir albümü satın almanın zor olduğu dönemlerde kritikler, seçim yapmak için en büyük yol göstericiydi. Tabii en önemlisi ulaşılamayan müziği tanımlayan da bir alandı. Dünyada müzik dergilerinin en güçlü olduğu 70’lerde müzik, gençliğe bir kimlik kazandıran ve popüler kültürün dinamiklerini belirleyen bir sanattı. Bir müzik dergisinin kapağındaki isim o ayın ya da dönemin müzikal trendlerini belirlerdi. Şimdinin online müzik platformlarındaki listelerinin ilhamı da müzik dergilerinden gelmektedir. Hayranı olduğunuz sanatçının posterine, asla bilmediğiniz kaydının analizine de dergilerden ulaşırdınız. Günümüzde müzik dergileri sadece spesifik zevklere hitap eden bir alan oldu. Şunu da unutmamak lazım profesyonel eleştirmenlerin, bilgilerini sunduğu değerli bir alan… Dünyadaki birçok müzik dergisi ya kapandı ya da online olarak hayatına devam ediyor. Çünkü dinleyici saniyelik yeni bilgiye ihtiyaç duyuyor. Bilgiyi sindirmek pek önemli değil, şarkıları da sonuna kadar dinlemediğimiz gibi… Ne yazık ki, müzisyenler de tur otobüsünde bir yol hikayesi artık anlatmak istemiyor. Moda dergisinde kapak olmak müzisyenler için daha albenisi olan bir durum. Eleştirmenlerin yazdıklarını müzisyenler ya aşırı küstah buluyor ya da ciddiye almıyor. Her şey bir yana dinleyiciyse kendi doğrularından şaşmıyor.”

Ediz Hafızoğlu – MÜZİSYEN
“Ülkemizde çok iyi dergiler vardı, hepsi kapandı. Sosyal medya ortamlarında çok büyük bir karmaşa var. Dergiler bilgiyi süzgeçten geçirip okurlarına sunuyor. Müzik, sanatın en önemli dallarından biri. İyi ve kötü müzikleri ayırt edebilecek kişilerin yetişmesi açısından müzik dergileri çok önemli. Okumayı alışkanlık haline getirmemiş bir toplumda yaşayınca, müzik dergilerinin ömürlerinin neden kısa olduğunu anlayabiliyoruz.”

Emrah Kolukısa – CUMHURİYET GAZETESİ KÜLTÜR SANAT ŞEFİ
“Dergilerin kapatılması her ekonomik daralmada ilk kısıntıya gidilen alanın kültür sanat olmasıyla ilgili. Tabii müzik sektöründeki büyük aktörlerin hâlâ son derece eski kafalı olmaları da var. Bir iki istisna hariç çekilen kliplerden bile bunu anlayabiliriz. Ancak müzik dergilerinin tükenmeye yüz tuttuğu şu kurak ortamda hem dinleyicinin hem de sektörün çok ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.”

Eray Aytimur – MÜZİK YAZARI
“Müzik dergileri, okur kitleleri ve reklam verenler üzerinde olay ve gürlere dayalı pazar çalışmaları yapmadıkları için kime, neye, ne kadar hizmet ettiklerini pek tayin edemedi. Ayrıca sürdürülebilir ve kaliteli içerik sağlayan yazar, çizer, mutfak takımına çam sakızı çoban armağanı niyetine bile telif verilmedi. Okurların gidip dergi almasını beklemek pek mümkün değil. En iyi ihtimalle, abonelik sistemini doğru dürüst geliştirebilmiş akademik dergiler kalıcı olabildi. Dergiler kendilerini sanal mecrada ifade etme biçimlerineyse yeterince kafa yormadı. 2013’te Gezi ile başlayan siyasi olaylar silsilesi, yaratıcı endüstrileri değiştirdi. Bağımsız dergi çıkarmak maliyetli, eziyetli bir hal aldı. Müzik dergileri, müzik endüstrisi aktörlerinin birbiriyle buluşmasına hizmet ettikleri için gerekli. Türkiye’de bugüne kadar yayımlanmış müzik dergileri okurluk serüvenine olduğu kadar yeni yazı ve yazın ekollerinin oluşmasına da hizmet etti.”

Ercan Meral – ANADOLU EFES HALKLA İLİŞKİLER YÖNETİCİSİ
“Müzik, toplumların yaşayış biçimlerini, hayata bakışlarını, acılarını, mutluluklarını yansıtır. Müzik dergileri de hem yaşadığımız ülkenin hem de dünya müziklerinin aynasıdır. Fark ettirir, keşfettirir, geliştirir, ifade ettirir. Sanatçıyla dinleyici arasında sahne dışındaki iletişimdir. Reklam ve sponsorluk gelirleri de dijital mecralara kaymaya başlayınca basılı dergicilik maalesef zor zamanlar yaşamaya başladı. Müzik dergileri de bundan en çok etkilenenlerden oldu. Bu noktada yayınların dijital yönlerini de güçlendirmesi gerek. Tabii destek verenlerin de basılı yayınları göz ardı etmemeli. Basılı dergi her zaman prestijdir ayrıca unutmamak gerekir ki yüzyıllardır en güvenilir kaynak kontrollü bir şekilde dergi ve gazetelerdir.”

Gamze Sakallılar – SONY MUSİC PAZARLAMA MÜDÜRÜ
“Koşa koşa bayiye gidip Blue Jean aldığım günleri hatırlarım, hele ki sevdiğim sanatçı kapaktaysa! Blue Jean, tabii doğru biliyorsam neredeyse 30 yıl hayatta kalan bir dergiydi. Ancak sonradan gelen yayınlar bu kadar uzun süre ayakta kalamadı. İçinde bulunduğumuz dönemde artık görsel ve yazılı basında kültür- sanat içerikli haberlere çok az yer veriliyor. Televizyonda şu an aktif olarak yayın yapan, kültür-sanat içerikli çok kısıtlı program var. Haliyle bizler de bu formata uygun olan sanatçılarımızın işlerini tanıtabilmek için uygun mecra bulmakta zorlanıyoruz. Sanatçının da kendi kitlesine sesini duyurması zorlaşıyor. Kültür-sanat etkinliklerini ve içeriklerini takip eden kitleyle sanatçıları buluşturan bir müzik dergisinin olmayışı çok büyük bir eksiklik. Sanatçının özel hayatıyla ilgilenmeyen, yaptığı işi sonuna kadar araştırmış olan ve irdeleyen mecralara çok yürekten bir samimiyetle ve çok büyük bir açlıkla gidiyoruz.”

Görgün Taner – İSTANBUL KÜLTÜR SANAT VAKFI GENEL MÜDÜRÜ
“Dergilerin ömrünün kısa olmasının nedeni bence sürdürülebilir nansal yapıdan uzak bir şekilde hevesle başlaması. Ancak müzik yayınlarının haberden ziyade derinlemesine inceleme, sektörden ve dünyadan çeşitli tartışmaların yer aldığı bir platform olduğunu unutmamalı.”

Gökçe Kılınçer – MÜZİSYEN
“Müzik dergisi, sanatçı, dinleyici ve sektör arasında köprü görevi görür. Popüler ve alternatif müzik için önemi de bir hayli büyük. Kimi zaman, okur kitlesine uygun içerik üretilmemesi, kimi zaman da internet yayıncılığının geliştirilememiş olması dergilere büyük zarar veriyor.”

Hayko Cepkin – MÜZİSYEN
“Bazı müzik dergileri kaliteli kalıplarını mali konularla eşleştiremeyince kapattı ki buna zaten çok üzülmüşüzdür. Yaptığınız sadece popüler olandan bahseden bir müzik dergisiyse önemi yok.”

Kamufle – MÜZİSYEN
“İnsanlar artık okumak yerine daha çok dinlemeyi tercih ettiği için müzik dergileri uzun ömürlü olamıyor. Bağımsız, mualif, eleştiri konusunda hem yapıcı hem yıkıcı adil ve net olan bir dergi olduğu sürece bir müzik dergisi işimize gelir, mutlu eder. Önemli ve değerlidir.”

Kadir Kaymakçı – HABERTÜRK KÖŞE YAZARI
“1980’lerde Rod Stewart’la başlayıp Dire Straits, Queen, Sting, U2’yla devam eden ‘müzik dinleyiciliğimin’ ilk yıllarında Hey, Blue Jean gibi müzik dergileri rehberim olmuştu. Oralarda çıkan haberler, röportajlar ve fotoğra arla sevdiğim şarkıcılardan gruplardan haberler alabiliyordum. TRT’nin tek kanal olduğu, Spotify gibi platformları rüyamızda bile göremediğimiz yıllardı. Müzik dergileri sağlam bir müzik kültürü oluşmasının temel taşlarından biridir. Oralarda çıkan nitelikli yazılar dinlediğiniz müzik türüyle daha sağlam bağlar kurmanız yolunda sizi yönlendiriyor. Şimdi internet sayesinde her müzik türünden şarkıcıya, gruba, onların yaptığı müziğe ulaşmak çok kolay ama bence hâlâ yerli müzik dergilerine ihtiyacımız var! İlla basılı olmasını kast etmiyorum, sanal alemde de böyle dergilere ihtiyaç var. Müziği dinleyecek çok mecra var tamam ama asıl ihtiyacımız müziği ‘okuyacak’ mecraların çoğalması. Dinlemek kolay, okumak zor! İnsanlar ‘Kulağım var dinliyorum işte’ diye düşündüklerinden olsa gerek okuma ihtiyacı duymuyorlar… Bu sinema dergileri için de böyle edebiyat dergileri için de! Edebiyat dergisiymiş gibi görünen kafa, kol, bacak, çuval falan gibi dergiler yüzünden vasatımız bile o kadar aşağıya çekildi ki; insanlar nerede içinde çay, simit geçen cümle görse ‘edebi’ eser sanıyor. Kapağına Cem Karaca, Barış Manço resimleri koymanın da müziğe bir faydası olmuyor. İyi müzik dergileri de satılmayınca kapanıyor!”

Kanat Atkaya – HÜRRİYET KÖŞE YAZARI – MÜZİK YAZARI
“Müzik dergilerinin etki alanının kültür-sanat dünyası ile sınırlandırılmasına karşı olanlardanım. Yayınlandığı dönemin iklimini hem yansıtır hem de okur ya da sektör vb. üzerinden yönlendirmeye, şekillendirmeye yarar. Bültene dönüşme riskini savuşturduğu sürece de başarılı, kalıcı olurlar. Kısa ömürlü müzik dergilerinin genel problemi bizim memlekette. Buna rağmen Hey gibi Jazz Dergisi, Blue Jean gibi ortalama dergi ömründen uzun yaşayanlar da var. Neticede müzik ve medya dünyasındaki dalgalanmalar hep sert vurur müzik dergilerine.”

Kerem Görsev – MÜZİSYEN
“Müzik dergileri, insanımızın konserlere, festivallere, kitaplara ve CD’lere, bilinçli ve doğru bilgiyle yönlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor. Maalesef bu, şu anda pek yapılmıyor. Yazılı basın yok oluyor, bırakın dergileri kitap bile satın alınmıyor. Basın kendini dijital ortamda gösteriyor.”

Metin Türkcan – MÜZİSYEN
“Her ne kadar her şey YouTube’da ya da internette gibi görünse de bir müzik dergisinde eğer doğru bilgiler varsa çok önemlidir. Ama bu bilgileri yazan veya paylaşan kişilerin; konu hakkında gerçekten bir bilgisi olması ve kendi arkadaş veya dostlarına karşı da yazılarında objektif olması çok önemli. Türkiye müzik konusuna gelemeyecek kadar başka dertleri olan; kültürsüz, bilgisiz, ve oldukça aptal bir toplum olma yolunda son sürat gidiyor. Bu bizi ve gezegeni yönetenlerin son derece işine geliyor.”

Murat Kılıkçıer – MÜZİSYEN
“Yeni müziğin keşfedilip insanlara iletilmesinin, birikimli kişiler tarafından yapılan değerlendirmelerin, incelemelerin, önerilerin ve röportajların eksikliği çok hissediliyor. Müzik dergisi gibi büyük birikim ve emek gerektiren yayınlar, müziğin eğlencelik bir şey olarak görülmesiyle paralel. Karşılığı olmadığı düşünülerek, önemsiz görülen, desteklenmeyen mecralar, aslında yeni kültürler yaratıp şekillendirilebilecekken, kısa sürede yok olup gidiyor.”

Murat Abbas – ZORLU PSM GENEL MÜDÜRÜ
Blue Jean, Hey hatta Roll gibi dergiler hiç de azımsanamayacak sayılara ulaştı. Ama birçok iyi, vasat ya da kötü diyebileceğimiz dergi de hayatlarına uzun süre devam edemedi. Günümüzdeki ‘aşırı hızlı’ ve değişken şartlar barındıran dinamikleri anlamadan eski alışkanlıklarla dergi çıkarmak pek anlamlı olmadığı gibi çıkarılan yayının ömrü de uzun olamıyor doğal olarak. İşinin ehli bir kadro yerine eş dost çevresinden oluşturulan, hiç bir etki alanı kalmamış isimlerle dolu yayın kadrosu, tercüme, (ç)alıntı yazılar, özensiz tasarım, kolaycılıktan sıyrılamamış bir içerik derken birkaç sayı sonra dergiler sessiz sedasız bir şekilde hayatlarına son vermek zorunda kalıyor. Okuyucu tarafındaysa bir başka garip sorunumuz var. Bizde genç kitle dışında tutabileceğimiz 40+ yaş kitlesi evlenip, çoluk çocuğa karışınca ellerini eteklerini konserlerden ve etkinliklerden çekiyor. Hatta hakkını verip yeni bir şeyler keşfetme, dinleme derdine de girmiyorlar. Doğal olarak bu o geniş ve satın alma gücü yüksek kitleyi müzik dergisi okumaktan da uzak tutuyor. Gençlerse kıt kaynaklarıyla basılı bir mecrayı satın almaktansa interneti ve streaming platformlarını tercih ediyor. Dergileri ayakta tutacak reklam veren markalar da doğal olarak bu iklimde topa girmeyince bir açmazla karşı karşıya kalıyoruz. Genelde dergi, özelde müzik dergisi bağımlısı bir okuyucu olarak ayda yaklaşık 30’a yakın dergiyi yakından takip ettiğimi, bunların da yarısından çoğunun müzik dergisi olduğunu belirtmek isterim. Bunların içinde bir tane bile Türkçe müzik dergisi olmamasına hakikaten çok üzülüyorum. Yurt dışındaki araştırma sonuçlarına baktığımızda halen sinema, tiyatro, albüm, konser kritiklerinin kültür-sanat ve müzik takipçileri tarafından büyük bir titizlikle okunduğunu, tercihlerini bu kritikler çerçevesinde yapıldığını öğreniyoruz. Arzın son derece yoğun olduğu günümüzde ben de şahsen birçok tercihimi bu kritiklere göre yapıyorum. Müzik dergisi demek sadece ‘kritik’ demek değil elbette. Sevdiğimiz sanatçı ve gruplarla yapılan özel ve nitelikli röportajlar sayesinde onların bir çok bilmediğimiz hikayelerini öğrenme fırsatı yakalıyor, merak ettiğimiz birçok sorunun cevabını da bu söyleşiler sayesinde öğreniyoruz.”

Nazan Hacıgüzeller – UNİVERSAL MÜZİK TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ
“Dijitalleşen dünyamızda genel olarak basılı yayınlarda bir azalma söz konusu, ancak buna ilave olarak Türkiye’deki ekonomik konjonktürün ve medyanın el değiştirme süreciyle ne yazık ki pek çok dergi yayın hayatına son vermek durumunda kaldı. Online ortamda çıkan derginizi olumlu karşılıyoruz, uzun soluklu olmasını ve geniş kitlelere yayılmasını temenni ederiz.”

Nurbanu Anter – BASIN DANIŞMANI
“Müzik hepimizin hayatını güzelleştiren bir sanat dalı. Kimi zaman neşeli, kimi zaman da hüzünlü anlarımızın eşlikçisi. Kendi adıma yıllardır yerli yabancı birçok müzik dergisini takip ettim. Bugün bu birikimim sayesinde 25 yıllık bir kariyere sahibim. Yazılı basının internet hızına yetişmesi mümkün değil. Artık reklam harcamasının da dijital medyaya kaydığı bu günlerde dijital bir müzik dergisi çok işimize yarayacak.”

Sadık Avcı – ZORLU PSM GÖRSEL TASARIM YÖNETİCİSİ
“Dergi karıştırmanın zevki çok ayrı ancak ücretli ve ziksel bir formda olması günümüz şartlarına uymuyor galiba. Müzik dergileri müzikseverlerin yeni sanatçılarla tanışmasına, halihazırda takip ettikleriyle ilgili de daha detaylı bilgilere sahip olmalarını sağlıyor. Ayrıca, şehre gelecek kültürel etkinliklerden ilgililerin haberdar olmasında büyük payı olduğunu düşünüyorum. Çok önemli diyebiliriz kısaca.”

Selçuk Tepeli – HABERTÜRK TV GENEL YAYIN YÖNETMENİ
“Türkiye’de müzik dergilerinin ömrünün kısa olmasının nedenleri, Türkiye’de ömrü başka ülkelere göre kısa olan hemen her şeyle aynıdır. Örneğin, söz konusu insansa, genetik, yaşam, çalışma, sağlık ve beslenme koşulları ortalama ömürde belirleyicidir. Bizim dergiciliğimizin genetiğinde hep sorunlar oldu. Bu nedenle sürdürülebilir işler yapılamadı. Akla gelen kirlerin iş modeline dönüşmesinde hep büyük eksiklikler oldu. İstikrar ve markalaşma için sabır hep azdı. Duyduğum en iyi sanat tarifini, yazar Oscar Wilde yapmış: ‘Sanat güzel şeyler yapmaktır.’ Sanatlar arasında bir sıralaması da var: ‘Sanatların en üstünü, biçim bakımından müzisyeninkidir. Anlam bakımındansa oyuncununki…’ Dolayısıyla sanat dünyası için bir müzik dergisinin önemini de ondan daha iyi anlatamam.”

Sinan Ufuk Nergis – PASION TURCA CEO
“Müzik sektörü için birçok önemli dergi vardı. Fakat dijital çağa geçilmesiyle birlikte bu dergilerin hepsi birer birer ortadan kayboldu. Şu anda Türkiye’de bir ya da iki tane elle tutulur müzik dergisi var. Daha önceleri Roll’lar, Blue Jean’ler, Drum & Bass, Jazz gibi onlarca dergi vardı. Müzik dergileri en başta müzik sektörünün insanlarla iletişim kurmasını sağlar. İnsanların bilgilendirilmesini sağlar. Fakat Türkiye’de müzik dergileri raflardan kalkarken, yerine dijital olarak da pek bir alternatif konulamıyor. Bu da sanatçıların markette kendilerini konumlandırması zorlaşıyor. Yapılan projeleri insanlara ulaştırabileceğimiz mecralar daralıyor. Çünkü radyolarda ve TV’lerde de formatlar değişiyor.”

Taner Turna – RAVEMAG KURUCUSU – MÜZIK YAZARI
“Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin halen daha basılı bir materyal üzerinden okunan içeriklerin insan üzerindeki kalıcılığı dijital ortama göre çok daha fazla. Buradan yola çıkıp müzik dergisinin önemine bakacak olursak; başta bilinçli müzik tüketicisi yaratmaktır. Yani dinlediği müziği tanımlayan, beğendiği sanatçıyı bilen ve her şeyden önemlisi kendi müziğini seçebilen bir kitleden bahsediyorum. Müzik dergileri böyle bir topluluğun oluşmasındaki en temel ihtiyaç. Bugün ana dilimizde müzik odaklı bir genel kültür inşa etmek maalesef çok zor. Bu da bir bakıma 10 katlı bir binanın inşaatına 3. kattan başlamak gibi. Yaratıcı içerikler, fiziksel ve dijital arasında bağ kurabilen projeler, farklı yayınların işbirliğiyle artacak çeşitlilik ve birlikte üretme kültürü, bir müzik dergisinin coğrafya ve ülke fark etmeksizin ayakta kalmasına yeterli olacağını düşünüyorum.”

Tolga Akyıldız – HÜRRİYET MÜZİK YAZARI
“Müzik dergiciliği Türkiye’de 70’li yıllarda ortaya çıkmış 80’lerde zirve yapmış, 90’lar ve 2000’lerde olgunlaşmış bir iş kolu… Özellikle 2010’larda internet ve dijital dünyanın gelişimiyle birlikte gerekli dönüşümü gerçekleştiremeyen dergiler bugün aramızda değil. Eski yıllarda “Bir müzik dergisinin internet sitesi de olsa iyi olur” denirdi. Şimdi bir müzik portalı, sitesi ya da blogu değilseniz matbu bir uzantınızın olmasının da pek bir anlamı yok bence. Buradan çıkartılacak mesaj ise şu: Müzik dergiciliği matbu anlamda can çekişiyor olabilir. Öte yandan asıl mesele ‘yayıncılık’. Diğer bir deyişle müzik ölmediği sürece müzik yayıncılığı ölmez sadece araçlarını değiştirir. Kültür-sanat dünyası için de önemi hiçbir zaman azalmaz. Müzik dergilerinin hayatta kalmalarından reklam verenler de sorumlu, hiçbir zaman müzik dergilerinde neden var olmaları gerektiğini tam olarak anlayamadılar. Bugün reklam verenin ilgisi dijital mecralara ve özel projelere kaydı. Belirli dergileri tenzih edelim ama matbu ürünlere reklam vermeyi tercih etmiyorlar artık.”

Umut Sungurlu – ZUHAL MÜZİK MARKA TEMSİLCİSİ
“Artık herkes ilgi alanına göre etkinliklere zaman ve bütçe ayırıyor. Böylece sosyalleşebiliyor ve aidiyet duygusuyla çevresiyle ortak dili konuşmak ve anlarını paylaşmak istiyor. Kültür ve sanatın hayatlarımızın büyük bir parçası haline geldiği günümüzde böyle bir platformun var olması benim için muazzam anahtar! Birbirinden farklı içeriklerin var olduğu dijital bir rehber; hem düşündürür, hem birleştirir, hem derinleştirir, hem haber verir, hem de eğlendirir. Ergenlik yıllarımın vazgeçilmezi Blue Jean dergisidir. O zamanlarda bu tarz dergiler çok sınırlı bir kesime hitap ederdi. Kelebek ömürlü birçok müzik dergisinin asıl var olamama nedeni içeriksizlik. Bir yandan da Türk insanı dedikodu duymayı sever, kim nerede, ne yapmış sorularının cevaplarını duymayı sever. O yüzden Türkiye’de müzik içerikli birşey yapmak gerçekten delilik. Bu duruma benim yaptığım iş de dahil!”

Yağmur Zaimoğlu – GRGDN MÜZİK – MENAJER
“Büyük özenle dergi editörleri tarafından seçilmiş haber ve içerikleri derli halde okumak muhteşem bir duygu. Klasik bir basın bülteni havasından çıkıp, editörün yorumlarıyla başka bir bakış açısı yaratır. Tek bir müzik türü değil, tüm müzik türleriyle ilgili içeriklerin yanı sıra, işin mutfak kısmıyla ilgili özel detayları öğrenebiliyoruz. Bu anlamda müzik dergileri, müzikseverlere dokunabilmesi için önemli bir mecra. Tüm dünyada basılı içerikler online yayıncılığa döndü. Dijitalde her şey anlık olarak kolay ulaşılabilir durumda olduğu için artık kitleler basılı bir ürünü gidip almıyor. En kolay ulaştığı içerik ilk tercihi oluyor.”

Yasemin Mori – MÜZİSYEN
“Hayvanlar albümüm sonrası ilk ve en önemli röportajımı Roll dergisine vermiştim. Kendimi, hede erimi, müziğimi daha iyi anlamamı sağlamıştı ve gerçek dinleyicime ulaşmamda da katkısı büyüktü. Rolling Stone dergisiyle yaptığım röpörtajı da unutamıyorum. Müzik kültüründen haberdar, müziğe özen gösteren ve değer veren insanlarla konuşmak, hem sizin hem de dinleyicinin kafasındaki düğümleri çözmekle kalmıyor, gerçek dinleyiciyle de buluşturuyor. Türkiye’de yerleşik bir müzik kültürünün olmaması, politik sebeplerle pop müzik adı altında dayatma ve vasat müziklerin tüketim amaçlı pompalanması, diğer bağımsız üreticilerin pastadan yeterince pay alamaması sanırım müzik dergilerinin ömürlerinin kısa olmasına sebep oldu.”

Yekta Kopan – YAZAR
“Müzik dergileri, müziği sadece dinlenen bir olgu olmanın ötesine taşır. Dergilerin paylaştığı bilgi birikimiyle, müzik okunan ve cümlelerle paylaşılan bir ürün haline gelir. Müzik dergileri, bir müzik kültürünün ve bilincinin oluşması için gereken anahtarlardandır. O anahtarlar, sadece kültür-sanat kapılarını değil, insanlığa dair ortak bir bilincin kapılarını da açmaya yarar. Kültürel çölleşme, çabuk tüketim arzusu, ekonomik güçlükler, baskı-satış ve dağıtım sorunları, telif hakları derken müzik dergileri tutunamıyor.”