Viyana’da ışıl ışıl Noel

Viyana’yı Mayıs-Haziran aylarında şehir yeşilken, sokaklarda, parklarda insanlar neşeyle hayata katılırken, konserler operalar, film gösterimleri şehre yayılmışken ziyaret etmeyi planlıyordum. İlk Viyana gezisi Christmas marketleri görmek için 2019 Aralık ayının son haftalarında oldu. Ama hayat tam da böyle bir şey, planlar yaparken aniden ortaya çıkan sürprizler, değişimler ve gelişimler arasında ilerliyor.

Yani 2019 yılının son gezisini Viyana’ya yaptım. Soğuk ve gri Viyana’yı renklendiren Christmas marketler Viyana’nın kış turizminin can damarı. Avrupa’da bu konuda çok ciddi geziler düzenleniyor. Söylenen o ki Viyana’nınkiler en renkli olanları. Gerçekten böyle mi, hayat nasıl akıyor merak ederek yola çıktım.

Malum ışıklar, süslü çam ağaçları, hediyeler yeni yıl ruhunu da çok yükseltiyor. Tam bir yeni yıl ruhunu yakalama şansıydı. Viyana bugüne kadar gezip gördüğüm şehirler içinde en sakin, en ağırbaşlı düzenli olanlardandı. Hatta yaş ortalaması da en yüksek şehirdi. Sanki şehrin gençleri, öğrenciler bir yerde saklanıyor gibiydi.

Kafeleriyle ünlü şehrin farklı mekanlarında, bu geleneği yıllardır sürdürdüğü belli olan sakinleri kahve ve tatlı eşliğinde gazetelerini okuyorlar. İş arasında hanımlar beyler sohbetle bir küçük kahve molası vermeyi seviyor belli ki. Acaba kışın sakin ruhu mu yansıyor şehre diye düşünürken akşama doğru işler biraz değişiyordu.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Akkurtsenay (@senayakkurt)’in paylaştığı bir gönderi ()

VİYANA NOEL PAZARLARI

Viyana’da öğleden sonra hareketlenmeye başlayan irili ufaklı marketler farklı semtlerde, meydanlarda ya da Viyana’nın ünlü binalarının önlerinde kuruluyor. Akşam üzeri ve devamında saat 21.00-22.00’ye kadar toplanıp sıcak panç eşliğinde sohbet eden, standlardan aldıkları sokak yemekleriyle keyifli vakit geçiren grupları görmeye başlıyorsunuz.

Küçük kulübelerin yan yana dizilmesi ve sarı sıcak aydınlatmalarıyla satış yapan standlarda her pazar yerinde noel ağacı süsleri, küçük hediye seçenekleri, mumlar, oyuncaklar, kırtasiye ürünleri, seramikler, şapkacılar var.

İçlerinde en beğendiğim, şehrin en güzel binalarından biri olan Karl Kilisesi önündeki Art Advert oldu. Parkın içinde konumlanmış bu pazar daha çok sanat, tasarım ve craft ürünler odaklı satış yapıyordu. Ziyaretçi profili de daha çok gençler ve beyaz yakalı gibiydi. Ve elbette çok sayıda gulaş, sosisli, sıcak panç ve kestaneci ile yeme içme yönünden de vakit geçirmeye uygun üstü kapalı masaların olduğu alanlar olması da burada vakit geçirmeyi kolaylaştırıyordu. Diğer bir favorim ise nispeten daha sakin ve standları daha kolay gezip görebildiğim, müzeler bölgesindeki meydanda kurulan pazardı.

Winter Awakening at Museumsquartier

Viyana’nın pek çok festivaline, konserlerine de ev sahipliği yapan belediye binası önündeki meydan en büyük pazarlardan birini ağırlıyor aynı zamanda.

Christkindlmarkt at Rathausplatz

Buranın diğerlerinden en büyük farkı parkın içine kurulmuş, tek bir düzlemde ilerlemeyip ağaçlar arasından dolanan hoş bir buz pistinin olması. Ayrıca çocuklar için dönme dolap, atlı karınca gibi seçenekler sunması. Tüm bu çeşitlilik nedeniyle de çocuklu ailelerin daha çok tercih ettiği, en kalabalık pazar yeri burası.

Christmas Market at Stephansplatz

Şehrin en ikonik binalarından olan şehrin can damarı Aziz Stephan meydanındaki pazar. Gotik mimarisi ile etkileyici katedralin akşam keyifli aydınlatması ile yarattığı ambiyans bu pazarı çekici kılıyor. Diğer taraftan katedralin ihtişamı yanında hemen yakınındaki trafiğe kapalı alışveriş caddeleri de etrafta dolaşmanın keyifli hale gelmesini sağlıyor.

GEZİLECEK YERLER

Viyana valsler, klasik müzik ve opera ile özdeşleşmiş. Elbette saraylar şehri Viyana’nın  müzelerini, kahve keyfini ve kafelerini de hemen ekleyelim. İşte size Klimt’in şehrinde gezip görülecekler listesi.

Aziz Stephan Katedrali

Kulelerinden hem şehri hem de binlerce renkli seramik parçadan oluşan ve Habsburg Hanedanlığı bayrağını taşıyan muhteşem çatısını görebilirsiniz. Mozart bu katedralde evlenmiş, Haydn ilk kez 8 yaşında bu kilisenin korosuna girmek için Viyana’ya gelmiş.

Hundertwasser Haus

Renkli cephesi, soğan kubbeleri, çatısındaki yeşillikleri, girişindeki eğimli kaldırım taşlarıyla, sanatçı Hundertwasser’in tasarımı bu bina oyuncak gibi. Bence biraz Gaudi etkisi var. İçinde hâlâ yaşanan bu apartmanın meraklısı çok.

Museum Quartier

Viyana’da daha önce imparatorluk atlarına ve ahırlarına ev sahipliği yapan bu bölge bugün pek çok farklı sanat disiplininde içerik sunan etkinlik ve sergilere ev sahipliği yapan bir sanat mahallesine dönüşmüş. Viyanalı sanatçıları ya da modern sanatın izlerini sürebilirsiniz. Bu alandaki en popüler müzeler Leopold Müzesi, Mumok, Albertina öne çıkıyor. Ayrıca Freud Müzesi ya da Sirk Müzesi seçenekleri de var.

Secession Binası

Secession sanat akımının çıkışı da Klimt önderliğinde, Viyana’da olmuş. Bunun içinde ayrı bir bina var. Bina Klimt’in Beethoven onuruna düzenlenen bir sergi için 9. Senfonisi neşeye övgü etrafında oluşturduğu bir hikayeyi resmetmiş. Beyaz küp şeklindeki ve tepesinde altın defne yapraklarından oluşan küresiyle dikkat çeken binanın girişinde Almanca ‘Her çağa kendi sanatı, her sanata ise özgürlüğü’ anlamına gelen düsturu yazılmış.

Saraylar

Habsburg Hanedanlığı’nın mirasını taşıyan şehirde gezilip görülecek pek çok saray var. Şehrin içinde Hofburg Sarayı, yazlık saray Shönnbrun ve Belvedere Sarayı turistler için zamanda yolculuk.

Staadoper

Devlet Opera Binası şehrin en hareketli binalarından. Bir gösteri ya da konsere gitmek Viyana’da yapılacak en heyecan verici etkinlikler listesinde ilk sırada yer alıyor. Buna fırsat yaratamayanlar için için binanın içini gezip görmek de mümkün.

 

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Akkurtsenay (@senayakkurt)’in paylaştığı bir gönderi ()

AMAN DİKKAT!

Böyle bir zamanda şehre akın eden turist kalabalığı ciddi bir konu. Otobüslerle ya da Tuna üzerinden teknelerle gelen turist grupları restoranları, kafeleri dolduruyor. Bir de benim gibi uçaklarla gelenler var tabii. Konaklama fiyatları sezon dışı uygundur diye düşünmeyin bu nedenle, kış turizmi nedeniyle konaklama pahalı. Ama şehirde mesafaler çok uzak değil ve ulaşım ağı çok iyi kurulmuş. Yani merkezden dışa açılan bölgelerde makul bir mesafede uygun fiyatlarla konaklayabilir ve kolayca şehri gezebilirsiniz.

Turist akını olunca rezervasyonsuz yemek yemek sorun oluyor. Kafelerde de ve restoranlarda ciddi bekleme kuyrukları oluşabiliyor.

Havanın soğuk olması ve sokaklarda uzun süreler geçireceğinizi düşünerek doğru giyinmiş olmak da kendinizi korumak açısından önemli.