Konser Fotografçısı : Ebru Yıldız

❏ Sizin için müzik ne ifade ediyor? İlk çektiğiniz konser fotoğrafı hangisiydi?

Müzik hayatımın büyük bir parçası. Ne ifade ediyor olduğunu söylemek çok zor o yüzden. İlk çektiğim ve benim için anlamlı olan konser fotoğrafı a Place to bury strangers.

❏ Kariyerinizin dönüm noktası ne oldu?

Kariyer dönüm noktasını genel olarak insanlar başarıya bağlıyorlar. Ben dönüm noktası olarak kendi görsel dilimi bulduğum zaman olarak görüyorum. Ve bu da uzun zaman da evrilerek olduğu için bir olayı veya anı göstermek zor benim için.

❏ Çekerken sizi en heyecanlandıran isim/konser/etkinlik hangisi oldu?

Her çekimden önce inanılmaz heyecanlanıyorum aslında, sanki ilk çekimim gibi hissediyorum hepsinde. Çünkü düşünsene bu insanlar bana henüz hak etmediğim bir güven vermişler. Muhakkak seçmem gerekirse konser olarak Iggy Pop. Portre olarak ise Laurie Anderson, John Cale ve Ian MacKaye diyebilirim.

❏ Müzisyen izinleriyle nasıl başa çıkıyorsunuz? Karşılaştığınız tuhaf talep ya da kurallar oluyor mu? 

O şekilde bir durumda hiç kalmadım. Konserlerde her zaman ilk üç şarkı şeklinde oluyor. Ama maalesef bu zaten çok standart. Ama onun dışında hiç aklıma gelmedi açıkçası.

❏ Çektiğiniz fotoğraflar arasında doğru kareleri seçme süreniz ne kadar oluyor? Fotoğrafların üzerinde ne kadar çalışıyorsunuz?
Seçme sürem inanılmaz uzun sürüyor açıkçası. Çünkü çektikten sonra bir iki gün hiç bakmıyorum bile. Sonra bir seçim yapıp, gene bir iki gün geçmesini bekliyorum. Sonunda istediğim bir rakama indirdiğimde bir hafta geçmiş oluyor. Tabi bazen teslim tarihleri buna fırsat vermiyor ama genellikle bu şekilde bir zaman tanımaya planlamaya çalışıyorum. Doğru kare zaman içerisinde kafamda ve kalbimde verileceğini düşünüyorum.❏ Sizce yerli ve yabancı müzisyenler arasında duruş ve estetik açısından fark var mı?

Bence genel olarak bakılırsa yok. Ama görseller için soruyorsan, bir eksiklik kesin olduğunu düşünüyorum. En son İstanbul’a geldiğimde tabelaların üstünde reklam olarak kullanılmış müzisyen fotoğrafları gördüğümde üzülmüştüm.

❏ Dünyaca ünlü isimler ve yayınlarla çalışmak sizin için ne ifade ediyor?

Ne ifade ediyor emin değilim, hala yapmak istediğim çok şey var. Fotoğrafını çekmek istediğim çok insan var. O sebepten daha ilerisine gidilmesinin gerektiğini düşünüyorum.

❏ Sanatçılardan size ne gibi yorumlar geliyor? 

Genel olarak herkes kendilerini çekim sırasında çok rahat hissettirdiğimi söylüyor ve bunu
duymak çok mutlu ediyor beni.

❏ Thom Yorke çekiminden birkaç detay verebilir misiniz? Harika bir an, orada olmak sizin nasıldı?

Çok sürreal bir tecrübeydi. Electric Lady stüdyolarındaydı. O stüdyonun tarihi de çok önemli. Kimler geldi kimler geçti diye düşününce insan kalbinin duracağını hissediyor. Bir de üstüne Thom Yorke ben dahil toplam 5 kişinin olduğu bir odada canlı çalınca sanki rüyadaymışsın gibi hissetmemek mümkün değil. En son resmini 20.000 kişilik biletleri tükenmiş bir konserde New York Times için çekmiştim.

Yazının kalanına dönmek için buraya tıklayabilirsiniz.